
"armak" Arama Sonuçları

Bir grup İslami kuruluş, siyonist işgal rejiminin Filistin'deki gayri meşru varlığını giderek daha da genişletme yönündeki politikaları ile ilk kıblemiz Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın mahremiyetine yönelik artan saldırılarına karşı Gazze İslami direnişinin başlattığı "Aksa Tufanı" cihadını selamlayan ve mücahitler karşısında büyük bir yenilgi alan işgal rejiminin hıncını Gazzeli sivillerden çıkarmak için başlattığı katliam saldırılarını telin eden bir bildiri yayınladı.

Siyonistlerin bazıları da “aşırı siyonist” olarak nitelendiriliyor. Bu biraz normal olmakla birlikte, bundan siyonistin mutedilinin de olabileceği sonucu çıkarmak doğru olmaz. Çünkü siyonizmin bir tür ırkçılık olduğu tescillenmiştir. Irkçılık ise insanlık açısından bir ayıp ve ideolojik yönden de bir aşırılıktır.

Allah’ın basiret, dinleyip anlama, kavrama, fıkhetme hassalarıyla yarattığı şerefli varlık insan, sürüleşmeye tabi olduğu zaman teker teker bütün şeref kademelerinden soyunmakta, namus, edep, ahlak gömleğini çıkarmakta, ar damarı diye bir şey bırakmamaktadır. “Ahsen-i takvim” üzere yaratılan insan esfel-i sâfilîne düşmektedir. Karınlarını ve her yerlerini açan kızlar ‘düşen’ kızlardır.

Ramazan Yazçiçek: Çağın tanıkları olarak bizler çözüm keşfine çıkmak zorundayız. Var olan ancak şimdilerde kayıp olan Lâ İlâhe İllâllah hakîkatinin yeniden farkına varmak zorundayız. Bu keşif yeni değil, var olanı yeniden keşif olacaktır. Kök sorunu da kök cevabı da kendinde mahfuz Lâ İlâhe İllallah, insanlık için yegâne kurtuluş reçetesidir.

Nasihat sözcüğüyle ilgili olan nasuh; halislik ve sâfîlik anlamı taşıdığı gibi, söküğü dikmek, yırtığı yamamak suretiyle onarmak anlamlarına da gelir. Yani mübâlağa kalıbından olan nasuh, çok ıslah edici, hiçbir kir bırakmayıcı ve hiçbir gedik-yırtık bırakmayacak şekilde onarıcı demektir. Tevbe-i nasuh da, günahtan kalpte bir karaltı bırakmayacak şekilde hem kalbi temizleme hem de günahın kalpte açtığı yarayı tedavi etme, imanda meydana getirdiği açığı kapama olmaktadır.

Hicret, doğduğumuz veya doyduğumuz yerin Allah için terk edilemeyecek değerde olmadığını ilan etmek, Allah'ı her şeye tercih etmektir. Hicret, memleketinde müslümanca yaşayamayan bir mü’min için, Allah’ın geniş arzında mutlaka müslümanca ve insanca yaşanacak bir yer olduğunun bilincine varmaktır. Hicret; kavmiyetçilik, ırkçılık, şehircilik anlayışına vurulan darbenin adıdır. Ülke vatandaşlığından ümmet bilincine yükselmektir. Kendi memleketinin bâtıl yönetimine karşı mücâdele hazırlığıdır.

Bütün dünyayı etkisine alan COVID-19 virüsü insanları hijyen konusunda yeni arayışlara yöneltti.

İslam coğrafyasındaki zulüm ve katliamları sadece izlemekle ve istatistik çıkarmakla yetinen BM'nin, İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, İdlib ve çevresinde son dört ayda 304'ü çocuk bin 89 sivilin katledildiğini tespit ettiklerini açıkladı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Eftal Yıldırım oruç tutmanın yararı olmadığını iddia etti. Yıldırım’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Benim açımdan hekimler, doğru bildikleri bilimsel bilgileri aktarmak dışında bir tutum almamalıdır. Orucun, normal biyoritmi ve sağlıklı beslenme döngüsünü bozacağı, ancak bunun kişilerin kendi tercihleri olacağı ve sonuçlarına katlanacakları vurgulanabilir.”

Afyon Kocatepe Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Mücahit Gültekin’le, mevcut aile ve kadın politikaları üzerine söyleşi gerçekleştirdik. Gültekin, “Aile politik bir mesele ve iktidarla ilişkili; iktidar kendisine anne-babayı şerik olarak görmek istemiyor. Hem ulusal, hem de küresel patronlar çocuğu doğrudan kontrol etmek ve anne-babayı devreden çıkarmak istiyor” tesbitinde bulunuyor.

Sisi, diktatör değil miydi yahu! Ülkemizi yönetenler Rabia işareti yapmıyorlar mıydı! Yoksa dört parmak işaretiyle dört sene sonra sizden acı ithal edeceğiz demek istiyorlardı da biz mi anlamadık! Her şey seçim yatırımı mıydı! Her seçim döneminde bir acıyla korkutmak mı lazımdı! Halkı acıyla terbiye etmek mi gerek! Hani halkın huzuru! Nerede halkların huzuru!

Bu yazımda daha çok Allah’ın bizlere emaneti olan ve geleceğimiz, umudumuz ve yarınlarımız olan çocuklarımızın televizyonun etkisi altında kaldığı tehlike ve tehditlerden bahsetmek ve acizane ebeveynleri bu konuda uyarmak ve bilgilendirmek istiyorum.

Kur'an'la Uyarmak, İbrahimi Şuur: Hac, Cihad Nedir gibi tevhidi bilinç eksenli kitaplarıyla tanınan Orhan Tutar kardeşimiz, denizde boğulma sonucu vefat etti. Kardeşimize Rabbimizden rahmet, ailesi, yakınları ve tüm Müslümanlara sabır niyaz ediyoruz.

Hamas Siyasi Büro Başkanı Heniyye, ABD Başkanı Trump'ın Kudüs kararını boşa çıkarmak hedefiyle bir strateji benimsenmesi çağrısı yaptı.

Diyarbakır'da Dağkapı Meydanı'nın seyyar kitapçısı Süleyman Acar, doğuştan görme engelli, çok zorlanmasına rağmen bir süredir sipariş usulü kitap satıyor. Çok büyük bir gelir sağlamasa da kitapları sevdiğini, bu yolla kendi emeğiyle cep harçlığını çıkarmak istediğini anlatıyor.

2013'te gerçekleşen askeri darbe sürecinde, kendisini ordunun sacayağı olarak konumlandıran Ezher, Abdulfettah Sisi yönetimiyle beraber, kalan son saygınlık kırıntılarını da heba etti. Şeyh Ahmed Tayyib'in vekili Abbas Şuman'ın yaptığı açıklamaya göre, Ezher, “şiddete gerekçe olarak yorumlanan” ve “yanlış anlaşılan” birçok dini hükmü kitaplarından ve müfredattan çıkardı veya tanımını değiştirdi. “İman edene kadar insanlarla savaşmakla emrolunduğu” belirtilen hadis, elenen hükümlere bir örnek. Aynı şekilde, Kur'an'da sıklıkla geçen “yer yüzünde bozgunculuk çıkarmak” ifadesi “terör” olarak; “bağy (azgınlık)” de “yöneticiye karşı isyan” olarak yeniden tanımlandı. Böyle sayısız misal var.

Sihir ve büyünün hiçbir çeşidi, İslâm toplumunda yer bulamaz. Bu tür sapıklıklar, ancak câhiliyye toplumlarında yaygınlaşabilir. İçinde yaşadığımız toplumun câhiliyye toplumu olup olmadığıyla ilgili bir yargıya varmak için gelin, bu konuda aynamızı topluma tutalım:

Çağı anlamada ve inşa etmede Kur’an’ı merkeze almak yerine, maalesef Kur’an’ı anlamada çağı ve çağın inşa ettiği aklı merkeze alan bu yaklaşımların, kıyamete kadar insanlık için geçerli olacak yegâne hidayet rehberi olarak Kur’an’ın insanlar için nihai hüküm mercii, ihtilafların nihai çözüm kaynağı, hakla bâtılın kendisiyle ayırt edildiği furkân olma özelliklerini etkisiz ve geçersiz kılacak bir niteliğe sahip olduğunu müşahede etmekteyiz.
Makaleler
Hava Durumu