
"demokrasi" Arama Sonuçları

Avrupa'da neşet eden ulus-devlet anlayışı, zamanla dünyanın geri kalanına yayılmış, teker teker bütün toplumlar bu yola bile isteye girmişlerdir. Çünkü uluslararası düzende bir devlet olarak kabul edilebilmek için başta BM'nin onayından geçmek, bunun için de ön şart olarak, bir ulusa dayanmak, laiklik ve demokrasiyi kabul etmek, insan hakları, eşitlik, uluslararası hukukun üstünlüğünü kabul etmek gibi ‘amentü’ye katılmak gerekmektedir. Yola çıkan veya çıkmayı düşünen her toplumun önderleri ya bunun farkında olarak işe başlamakta ya da bir şekilde kendilerine öğretilmektedir.

Bu noktada Ercümend Özkan’ın, modern cahiliyenin kavramları karşısındaki net duruşu öne çıkmaktadır. Mesela demokrasiyi “Hevaya uyma rejimi” olarak tanımlamıştır ki, bu tanıma 12’den vurmak desek yeridir.

Bir de, demokrasi kötüdür, laiklik şöyle şöyle din dışıdır vb. demek aslında bir şey demek değildir. Esas belirleyici olan, “demokrasi kötüdür”den sonra kuracağımız cümledir. Devamında “İslam iyidir” cümlesini kurarsak, yerde ve gökte, âfakta ve enfüste, ezelde ve ebette en büyük doğruyu söylemiş olacağız. Platon’dan bu yana pek çok demokrat da demokrasiyi eleştirmektedir. Demokrasi için “yetmez ama evet” diyenler azımsanmayacak kadardır ama bu insanlar seçimlerini Allah ve Rasûlden/Rasûllerden yana yapmadıkları müddetçe, bir şey demiş sayılmazlar.

Demokrasi adı altında bütün bir ümmete Allah’sız bir hayatın dayatıldığını anlama vakti hala gelmedi mi? Kur’an’ın bizi kullara kulluktan vazgeçip, kulların Rabbi Allah’a kul olmaya çağırdığını hatırlama zamanında değil miyiz? Duyanlara, duymayanlara, sağır ve kör sultanlara duyurmak isteriz.

Gerçekten ne laikliğin ne de demokrasinin İslâm ile uzaktan yakından ilişkisi bulunmamaktadır. Hatta daha öteye giderek söylemek mümkündür ki, gerek laiklik gerekse demokrasi İslâm’ın zıddı olduğu gibi İslâm da bunların zıddıdır.

Irak’ın ABD tarafından işgalinin üzerinden 20 yıl geçti. Demokrasi ve özgürlük sloganları eşliğinde başlayan işgalden geriye talan edilmiş bir ülke, yüz binlerce kurban ve acısı katlanarak süren yorgun bir halk kaldı.

Ramazan sohbetleri- Şahin Özdaş / Osman Yıldız - Kur'an Nesli Tv - Din, İslam Dini, Laiklik ve Demokrasi

Mehmet abi, seküler sisteme hiçbir zaman eğilim göstermedi. Birilerinin zamanla methiyeler dizdiği laiklik, demokrasi, özgürlük, insan hakları gibi süslü kelimelere kanmadı. Allah’ın ayetlerine karşı savaş açan her düşünceden beri olduğunu yaşamıyla gösterdi. Sistem içi mücadele taraftarı olmadı. Geleneksel bir islamın da taraftarı olmadı. Tasavvuf gibi, çeşitli geleneksel cemaatler gibi ya da muhafazakarlık gibi temeli İslam akidesinden uzak İslam soslu hiçbir düşünceye de meyletmedi. Aksine onlara karşı Kur’ani bir bilinçle mücadele etti.

Bu itibarla, biz Müslümanların, salt darbelere değil, insanı bizatihi kendisinin rabbi ve ilahı kabul etme ideolojisi olan, meşruiyetin temelini Rabbimizin irade ve ahkamında değil, insan çoğunluğunun irade ve yönelimde gören demokrasiye karşı da tekbirlerle direnmemiz gerekir.

Son dakika haberi... Myanmar ordusu, yönetime el koyduğunu ve 1 yıl boyunca ülkeyi yöneteceğini açıkladı. Ülke lideri Aung San Suu Çii ve Devlet Başkanı Win Myint'in gözaltına alındığı bildirildi. İktidar partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin (NLD) pek çok yöneticisinin de tutuklandığı aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'NATO dahil her platformda ABD ile terörle mücadele, demokrasi, istikrarsızlık ve çatışmaların sonlandırılması gibi başlıklarda beraber çalışmaya devam edeceğiz' dedi.

Devletin denetiminde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda okutulan “Demokrasi ve İnsan Hakları” ders kitabında anlatılanlar gençliğin neden bozulduğunu, ahlâkın neden yok olduğunu ortaya koyuyor.

Demokrasi adına oynanan oyunlar ve kandırmacalar, köleliğin yapısını değil, ancak şeklini değiştirmiştir. Demokrasi, gerçekten uygulanıyorsa, kölelerin efendilerini özgür bir şekilde seçtiği; Türkiye’deki gibi uygulanıyor gözüken yerlerde ise, köleleştirilenlerin efendilerini seçtiğini zannettiği bir yönetim tarzından başka nedir ki?

Sitemiz editörü Şükrü Hüseyinoğlu'nun 15 Temmuz meşum darbe girişimi sonrası paylaşım sayfasında konuyla ilgili yaptığı yorum ve verdiği mesajlarını dikkatinize sunuyoruz:

İlkav, Kalem-Der/Ma'ruf ve Kur'an Nesli İlim Merkezi, katil demokrasiler tarafından desteklenerek gerçekleştirilen askerî darbe ile yönetimden uzaklaştırılan Muhammed Mursî’nin mahkemede geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat etmesi ile ilgili ortak bir basın açıklaması yaptı.

İslam’ın ağır şekilde sakındırıp, yasakladığı eşcinsel sapkınlığı, özgürlükler kapsamında muhafaza eden “Demokrasinin” verdiği yetki ile mahkeme, LGBTİ derneklerinin düzenleyeceği etkinliklere yönelik yasağı kaldırdı.

“İbadet, takva, farz” diyerek insanları demokrasi sandığına sevk etmek için İslami kavram ve değerleri araçsallaştıranlar, şirk anayasasında yine şirkle hükmederek yapılan değişiklikleri onaylamak üzere yapılan birinci referandumda verdikleri oylarla FETÖ’nün vesayetine destek verme konumuna düştüler.

Demokrasi ‘halk yönetimi’ diye bilinir. Ama bu, tarihte icad edilmiş en büyük yalandır. Hiçbir halk kendi kendini yönetmez. Kendi yönetimini vekaleten birisine devretmenin adı Demokrasi değildir. Ayrıca, halkın verdiği kararları kim belirliyor? Kim etkiliyor?

İlk bölümde kısa ve özet şeklinde geçtiğimiz seçim süreci ve sürecte yaşananlara bakış açımzı, bu bölümde biraz daha esas çevçeve içerisinde değerlendirmek isterim. Nedir bu esas çerçeve ? Meselenin temeline oturtumaya çalışılan ve Müslüman toplumlara yavaş yavaş sevdirilen demokrasi-özgürlük ikilemi toplum tarafından ne sorguya tutuldu vede bunun İslam hukuku açısından durumu değerlendirildi. Bu batıl yaşam biçimleri ve modelleri İslam toplumlarına sevidirilirken elbette yerel güçlerdende destek alındı, zaten toplumsal yaşam biçimleri o toplumun değer verdiği kişiler eliyle gerçekleşirse toplumun ona itibar etmesi daha kolay ve hızlı olur.
Makaleler
Hava Durumu