
"edebiyat" Arama Sonuçları

Haftanın Hasbihali: Zina ve Zinanın Cezası - Hasan Taştekin / Minberden Hayata: Edebiyatı Yapılan Lakin İçi Boş Müslümanlar Arası İlişkiler I Asım Şensaltık - Kur'an Yurdu -

28 Şubat 1997 yılında gerçekleştirilen ve "post-modern darbe" olarak adlandırılan karanlık sürecin üzerinden tam 22 yıl geçmesine rağmen o dönemin uygulamalarını aratmayacak bir uygulama Adana Kıvanç Anadolu İmam Hatip Lisesinde yaşandı. Geçtiğimiz hafta içinde 15 yıldır yaptığı Edebiyat öğretmenliğinden alınarak depo görevlisi yapılan Fevziye Şenoğlu Hoca Hanım "Depoda görevlendirildim. Şimdi süreç nasıl işler bilmiyorum" dedi.

“Kıssa” kelimesi esas olarak “izlemek”, “izi tâkip etmek” anlamına gelmektedir. Istılah olarak kıssa: “Âdeta olaylara yeniden bir canlılık verilerek, tarihin derinliklerinde kaybolup unutulmuş veya bazı izleri insanlığın hafızalarında varlığını koruyabilmiş hâdiselerin, muhataplara, yalan ihtimali veya hayalin karışması mümkün olmayacak bir tarzda anlatılmasıdır.” Kıssa dilimize de girmiş bir kelimedir; “Kıssadan hisse” ve “bir kıssa bin hisse” gibi tabirler Türkçede sıkça kullanılır. “Kıssa”, edebiyatta “hikâye” anlamında kullanılır.

Bir ülkede herhangi bir alanda sanatta, edebiyatta, ahlak konusunda kriz olduğunu söylemek fena halde sıradandır. Bir ülkede ekonomik kriz olduğunu dile getirebilmek için bir adet anayasa kitapçığı, bir adet yazarkasa, başbakan ve elbette vazgeçilmez bir unsur olarak birkaç yayın organı gereklidir

Konuya bir çerçeve çizerken, 20. yüzyılın sonlarından bu yana dünya jeopolitiğine nüfuz eden 'dinin geri dönüşü' nün, post modern dünyanın altüst oluşlarını ve ekonomik küreselleşmenin etkileriyle sarsılan yaşlı demokrasilerin meşruiyet krizini vs. birçok mevzuya değinmek gerekebilir.

Mütefekkir ve edebiyatçı Metin Önal Mengüşoğlu 5 Kasım 2016 Cumartesi günü ''Eskişehir Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı'' tarafından düzenlenen etkinlikte konuşma yaptı

Suriye’de savaştan önce Halep’te edebiyat öğretmenliği yapan Bibars Meşal şimdi bombardıman nedeniyle yıkılan binaların enkazlarından canlı kurtarmaya çalışan bir birliğin başında. “Savaş ilk başladığında bende diğerleri gibi kaçmak istedim. Sonra bir bina enkazındaki arama çalışmalarına yardım etmek için yıkıntıların içine girdim. O an bir 1 veya 2 yaşlarında bir bebeği kurtarıp benim elime verdiler. Ağlamıyor ve simsiyah gözleriyle bana bakıyordu. Bu muhteşem bir duyguydu, o an gitmekten vazgeçtim ve o gün bu gündür yıkıntılardan insan kurtarmaya çalışıyorum” diyor.

Sultanahmet'teki Kızlarağası Medresesi’nde Türkiye Arapça Kitap Fuarı açıldı. Yazarlar Birliği ve Haşimi Yayınları’nın organize ettiği fuar Arap ülkelerinden yayıncıları İstanbul'da buluşturdu. Fuarda; edebiyat ve din alanında yayınlanan Arapça kitapların yanı sıra Türkçe'den çevrilen eserleri bulmak mümkün.

Sofya Üniversitesi'nde Klasik Arap Edebiyatı dersi veren Prof. Dr Svetan Teofanov, Bulgarca Kur'an-ı Kerim meali hazırlarken Müslüman oldu.

Mehmed Durmuş ve Hasan Bakırcı'nın konuşmacı olduğu, Faruk Karaaslan tarafından yönetilen 'Hadis Paneli' 19-20 Eylül Tarihleri arasında Vehar Kur'an Evi'nde gerçekleşti. Hadis Usulü ve Tarihi, Hadis Edebiyatı ve Hadisin Dindeki yeri üzerine oturumlar gerçekleştirilen panel iki gün sürdü. Panele ait videoları aşağıda bulabilirsiniz.

Türk Edebiyatı Dergisi'nin Aralık sayısında hazırladığı dosyada bu konuyu belgeleriyle ortaya koyan Selçuk Karakılıç'ın yazdıklarına göre, Kur'an şairi Mehmed Akif, yeni yönetimle fikren ters düşünce polis tarafından izlenmiş. Cumhuriyetin ilanından sonra bir hain gibi polis tarafından izlenen ve bu yüzden ülkeden ayrılan Akif'in yurt dışında da adım adım takip edildiği ortaya çıktı.

"Soruda verilen örnek gibi Hz. Muhammed için anlatılan bu tür olayların genellikle Peygamberleri yarıştırıp Hz. Muhammed’i şampiyon yapma çabalarının ürünü olduğu açıktır. Mesela Hz. İsa’nın sözde diri olarak göğe çekilip kıyamete kadar Allah'ın yanında yaşamasına ve kıyametten önce gelip Hıristiyanları da, kendilerini kurtarmaktan aciz düşmüş zavallı Müslümanları da kurtarması anlatımlarına alternatif olarak Hz. Muhammed’in Miraç’ta güya göklerin üstüne çıktığı ve Yüce Allah’la yüz yüze görüşüp ondan vahiyler aldığı, bedeniyle veya ruhuyla diri olup istediği zaman hayatta görünüp tasarruf ettiği anlatılır ki bununla Hz. İsa’nın ya ötesine geçtiği ya da ondan geri kalmadığı anlatılmak istenmektedir."

İspanya'da kabul edilen yasaya göre 1492'de Gırnata'nın düşmesinden sonra sürülen Yahudilerin ülkelerine dönme hakkı tanındı. İspanya ve sürülen Yahudiler edebiyatı çokça dillendirildiği için gecikmiş bir adaletin yerine getirilmesi olarak alkışlanacaktır. Ne var ki, hikaye bundan ibaret değil.

"Ruhlarına ırkçılık virüsü musallat olmuş Türkler ve Kürtler de, böyle yapıyor, Kürt sorununu konuşurken. Ve düşünürken. İslam’ı kilitliyor, kelepçeliyor. Ağzını burnunu bantlıyor. Bir kelam ettirmiyor. Bir sürü, ırkçı, faşist edebiyat ürettikten sonra, mevzu kapandıktan sonra, gökyüzüne bakarken, Allah’ı hatırlıyor. O zaman, secdeye varıyor. Kürt sorununa, Allahu Teala’yı hiç karıştırtmıyor."

17 Nisan Pazar günü Özgür Yazarlar Birliği tarafından “Edebiyat ve İdeoloji” arasındaki ikircikli ilişki tartışıldı. Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde yazar Ümit Aktaş, şair Hüseyin Akın ve eleştirmen Asım Öz konuşmacı olarak yer aldı. Şehmuz Kurt’un moderatörlüğünü üstlendiği panelde konu farklı boyutlarıyla masaya yatırıldı.

Ahmet Örs edebiyat ve sendikal faaliyetleri İslami muhalefet ekseninde değerlendirmek gerektiğini ve bu tür imkanların İslami direniş hattını güçlendirmek için birer araç olarak görülmesi gerektiğini, muhalif bilinçten yoksun bir edebiyatın da, sendikacılığın da zaaflı, amaçlarından uzak bir yaklaşım olduğunu belirterek konuşmasına başladı.

Özgür Yazarlar Birliği’nin düzenlediği 28 Şubat Soğuğunda Edebiyat panelinde sürecin şiir, hikâye, roman ve yayıncılıktaki yansımaları ilk kez konuşuldu
Makaleler
Hava Durumu