
"ehri" Arama Sonuçları

Filistinliler sosyal medyada, iki hafta önce işgalci askerlerin Filistin'in işgal altındaki Batı Şeria bölgesinin güney kesiminde yer alan El-Halil şehrinde Filistinli bir çocuğa saldırmalarının görüntülerini yayınladı.

Kerkük yine gündemde. Lakin İslam kardeşliği ile değil, Türkmenlik, Kürtlük, Araplık tartışmasıyla maalesef. "Kerkük bir İslam şehridir" denilse anında bitecek olan bir tartışma, ortaya ırklar ve ırkçılıklar girince uzayıp gidiyor, çatışma sebebi oluyor. Peki Kerkük'ün dili olsaydı bu tartışmalara dair ne derdi?

Siyonist işgal ordusunun gece yarısından itibaren Cenin şehrine ve Cenin Mülteci Kampı'na yönelik olarak gerçekleştirdiği kara ve hava saldırısında 8 kişinin şehit edildiği, 7'si ağır olmak üzere 27 kişinin de yaralandığı haber verildi.

Cübbesiyle nam salmış bir kişi şeytanın bütün bu görevlerini fazlasıyla yerine getirmektedir. Bu cübbeli İblis Kur’an’dan istediği ayeti ahlaksız ve ahmakça safsatalarına alet edebiliyor, İslam’ın tertemiz akidesine karşı istediği imansızlık zehrini kusabiliyor, istediği zaman istediği hezeyanı savurabiliyor. Kur’an’ın tanımıyla, kendisi gibi cin ve ins şeytanları zümresine vahiyler indiriyor / telkinlerde bulunuyor.

Kur'an Nesli Tv'de, Cumartesi akşamı önemli bir canlı bağlantı gerçekleştirildi. Osman Yıldız'ın hazırlayıp sunduğu "Gündem Özel" programının canlı yayın konuğu, siyonist işgalcilerin 150 milyon dolara ulaşan tekliflerine karşılık, el-Halil şehrindeki Hz. İbrahim Camii yanındaki evini satmayı reddeden Abdurrauf el-Muhtesib'in ağabeyi Ebu Cevad el-Muhtesib idi. Abdurrauf el-Muhtesib, geçtiğimiz hafta kalp krizi geçirerek 61 yaşında vefat etmişti.

Bu hafta Kur'an Nesli Mescidi'nde, İsmail Hakkı Güleç "Meşruiyetin Yegâne Kaynağı" konulu Cuma sohbeti verirken, Şükrü Hüseyinoğlu "Kerkük Kimin Şehri?" başlıklı bir hutbe irad etti.

Filistin'in el Halil şehrinde bir kontrol noktasında, yüzünü açmadığı için siyonist işgal askerlerince katledilen Heşlemun'un katlinin üzerinden 7 sene geçti.

Bu gece yarısından sonra (17 Haziran Cuma) siyonist işgal güçlerinin Batı Şeria'nın kuzey kesiminde yer alan Cenin şehrine düzenledikleri baskında 3 Filistinli genç katledilirken, 8 kişi de yaralandı.

Siyonist işgal güçleri, Batı Şeria'nın kuzey kesiminde yer alan Nablus şehrinde Filistinli gençlerin bulunduğu bir araca doğrudan ateş ederek 3 genci şehit etti.

Şimdi de, Millî Mücadele sırasında Kuva-yı Millîyecilerle beraberken sonra Kemalist Ankara rejimiyle anlaşamayan, önce Türkiye’de, sonra yurt dışında “Yeni Dünya” ve “Yarın” gazetelerini çıkaran devrin gazetecisi Arif Oruç’tan 1923 sonrası Ankara’sını okuyalım: “Millet Meclisinde bir silahşörler ve tufeyliler istibdadı başladı. Bir meclis ki, her türlü meziyetlerden âri âzâsı aç çekirge sürüleri gibi Ankara’ya üşüşmüşler, hidemat-ı umumiyeye (genel hizmetler) ait büyük nafia (bayındırlık) işlerini paylaşmaya başlamışlardı. Bu çekirgelerin ayak bastıkları yeşil vatan tarlasında bittabi ot bitmez oldu”

Afganistan’da Taliban istihbaratının 3 ton içkiyi Kabil Nehri’ne döktüğü bildirildi.

Her yanına "İslam beldesi" mührü vurulmuş bir şehirle karşılaşmak doğrusu beni Diyarbakır adına son derece umutlandırdı. Bu yoğunlukta kadim İslami eser zenginliği ve özellikle birbirinden güzel camilerin varlığına hayran kaldım. Bu hayranlığımı da kardeşlere "İslam beldesi mührünün bu kadar güçlü vurulduğu bu şehri kemalizm veya apoizm gibi bâtıl ideolojilere bırakamayız" sözleri eşliğinde ifade ettim bir kaç kez.

Dünya genelinde Müslümanların kutsal şehri Kudüs'te ve Filistin'de uygulanan zulmü ve katliamı telin eden kitlelerin çeşitli çevrelerce antisemit olmakla itham edilmesi, antisemitizm kavramının bu çevrelerin zihnindeki anlamını açıkça ortaya koyuyor.

Çin'in Sincan bölgesinin en büyük şehri Urumçi'de kurulan polis otomasyon sistemi tüyler ürpertiyor. Sistem, “istihbarat bilgisi” ile çalışıyor. Ancak istihbaratın elde edilme süreci ve “soykırım gerçeği” dehşete düşürüyor.

Yüce Allah Mekke’yi dünyanın en kutsal şehri kılmıştır. Mekke şehrinin yer aldığı bölge her şeyden önce “mukaddes, saygınlığı korunan ve içinde kan dökmekten sakınılan yer” anlamına gelen Harem adıyla anılmaktadır. Suriye ile Yemen arasında uzanan kervan yolunun ortasında bulunan Mekke, kuzeyde Filistin, Suriye ve Irak; güneyde Yemen ve Habeşistan gibi bölgeler arasında yer alması sebebiyle tarihte büyük bir önem kazanmış ve küçümsenemeyecek bir ticarî şöhrete sahip olmuştur. Müslümanların kıblesi olan Kâbe’nin ve zemzem suyunun burada bulunması, Hz. Peygamber’in burada doğup büyümüş olması, ilk vahyin buradaki Hira/Nur dağında gelmeye başlaması ve Hz. Peygamber’in Hz. Ebû Bekir’le birlikte hicret ederken sığınmış oldukları Sevr mağarasının Mekke civarında bulunması bu şehrin önemini ve kutsiyetini arttırıcı unsurlardır.

Bugün, yakın tarihin en büyük vahşetlerinden Srebrenitsa Katliamı’nın 25’inci yıldönümü. 1992’nin bahar ve yaz aylarında Kljuc ve köylerinde Bosnalı Müslümanlara yönelik başlayan katliamlar, 11 Temmuz 1995’ten itibaren Srebrenitsa’da soykırıma dönüşmüştü. Tek suçları Müslüman olmak olan 8 binden fazla insanın savaştan önce birlikte yiyip-içtikleri, aynı köyü ve şehri paylaştıkları, komşuluk ettikleri Sırp caniler tarafından katledildikleri bir soykırıma…

Deniz Demirhan,“2019’da, Kovid-19 salgını olmadığı ve üretimin tam kapasite devam ettiği dönemlerde, İstanbul şehrine verilen ortalama su miktarı mart ayında 2 milyon 731 bin 157 metreküp iken, şu an üretimin kısmen de olsa durmuş olduğu bugünlerde de şehre verilen su miktarı aynı değerlerdedir. Bu demektir ki evlerde olduğumuz dönemde de sanki sanayi üretimi devam ediyormuş gibi su kullanmaktayız. Suyu bu şekilde kullanmaya devam edersek, baraj doluluk oranlarımız bu kapasiteyi kaldıramayabilir ve yazın hijyen bakımından zorluk yaşama ihtimalimiz artar.

Ümmet coğrafyasının bu güzel şehrine yine gitmeyi, Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimle yeniden kucaklaşmayı, muhacir yavrularımızın başlarını okşamayı, onlara sahipsiz olmadıklarını hissettirebilmeyi çok isterim.

CHP'li Kırşehir Belediyesi, şehrin girişine M.Kemal'in dev bir posterini astı ve bu icraat (!) CHP medyası tarafından büyük bir hizmet olarak duyuruldu.

Geleneksel şehirlerimizde mahalle bir aidiyeti temsil etmektedir. Mahallede oturanlar sadece kendi ailesini değil, aynı zamanda mahallenin de bir ferdi gibiydiler. Şehirlerde yaşayanlar arasında güçlü bir "yer" ve "aidiyet" duygusunun oluşumuna imkan veren bu olgu dikkate alındığında, sürdürülebilir güvenli bir şehrin ölçekli ve ayrımsanabilir semtlere ve mahallelere göre tasarlanması büyük önem arz etmektedir.
Makaleler
Hava Durumu