
"gitti" Arama Sonuçları

Birbirimizi dahi yaşatmayı başaramamışken İslam ve müslümanları insanlığın umudu nasıl kılacağız. Bu savaşların insanları ölüme, kalanların gittikçe İslam'dan ve Müslümanlardan uzaklaşmasına neden olduğunu ne zaman anlayacağız.

Türkiye'deki Kur'ani/Tevhidi bilinçlenme sürecinin öncülerinden Ercümend Özkan ağabey, 24 Ocak 1995'te İslami çalışmalar için gittiği Adana'da kalp krizi geçirerek vefat etmişti. Kısacası nasıl yaşamışsa öyle de vefat etmişti, Allah yolunda koştururken. Rabbimiz ona rahmet etsin, şahitliğini makbul kılsın.

Middle East Monitor Direktörü Davud Abdullah: Avrupalılar, Amerika’da, Avustralya’da, Afrika’da gittikleri her yerde bu tavrı sergiledi. Toprağı ele geçir, mümkün olduğunca çok toprak al ve direnenleri yok et.

Oxfam tarafından yayımlanan yeni rapor, son iki yılda ortaya çıkan 42 trilyon dolarlık servetin yaklaşık üçte ikisinin, dünyanın en varlıklı yüzde 1'lik kesime gittiğini ortaya koydu. İngiltere merkezli kuruluşun "Zenginlerin Hayatta Kalması" başlıklı raporuna göre söz konusu pay, dünya nüfusunun geri kalan yüzde 99'unun elde ettiği miktarın yaklaşık iki katı.

Yunanistan'ın Ege’de ölüme ittiği sallarda can veren Suriye uyruklu 4 yaşındaki Abdulvahap Berjaz ile 9 aylık kardeşi Asem Berjaz ve annelerinin son anları yürekleri dağladı. Ailesinin tamamını kaybeden acılı baba, “Önce bizi gemiye aldılar. Burada dövüp küfrettiler. Eşyalarımızı alıp sallara bindirdiler. Gemilerinin manevrasıyla oluşan dalgalar sallarımızı devirdi. Su yutmaya başladık. Tüm ailem teker teker ellerimden kayıp gitti” dedi.

"Bitti gitti kurtulduk!" dense de ne yazık ki 28 Şubat'ın karanlık ve soğuk gölgesinden kurtulamıyoruz.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, "2020 Olayları 2021 Dünya Raporu"nda Çin'in Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerine, İç Moğolistan ve Tibet özerk bölgelerindeki etnik gruplara yönelik tutumunun gittikçe kötüleştiğini belirterek, Çin'i "1989'da gerçekleşen Tienanmın olaylarından bu yana insan hakları konusunda en karanlık dönemin ortasında olmakla" eleştirdi.

Gezmek de artık süratli işlerden biri haline geldi. Günübirlik geziler ise bunun en aşikâr örneği. İnsanoğlu modern dönemde saati olan ama zamanı olmayan hale büründü. Haliyle gezmek de bu durumdan payını aldı. Esasında, rüyasında “Seyahat ya Resulallah” deyip de seyahat etmeyle ve seyyahlıkla ünsiyet kurarak ve dahi gittiği yerlerle de ünsiyet kurarak oraları tarif eden, betimleyen Evliya Çelebi’nin yaptığı şey gezmektir daha doğrusu seyahat etmektir.

Bugün, dedelerimizin, anneannelerimizin zamanında var olmayan yüzlerce toksine maruz kalıyoruz. Bu kadar toksine maruz kalıyoruz ama bu zararı telafi edecek besinlerden de yararlanmıyoruz. Yediklerimiz bizi beslemek şöyle dursun hasta ediyor. Bir süpermarketten aldığınız paketlenmiş bir gıdanın içinde aklınıza, hayalinize bile gelmeyen katkı maddeleri, kimyasallar var. Bir fast-food restoranına gittiğinizde önünüze gelen hamburgerde, patates kızartmasındaki en tehlikeli, en zararlı bileşenin trans yağlar olduğunu düşünüyorsanız yanıldığınızı söyleyebilirim. Kanser salgınının sorumlusu işte tüm bu unsurların bir araya gelmesidir. Tam anlamıyla kusursuz bir fırtına.

Merdiven altı üretim, merdiven altı ibadet. Daha sırada kim bilir neler var merdiven altına girecek... Artan “dindarlığımız” imanımızı değil ama kapitalizm ile muhabbetimizi gittikçe kavileştiriyordu.

Tümüyle farklı bir dünya görüşüne sahip olduğu söylenen insanların evleri birbirine neden bu kadar benziyor? Dünyaya sunacakları farklı bir yaşam modeli yok mu? Sedirler, yer sofraları nereye gitti? Şöyle soralım: Muhafazakâr insanlar neyi muhafaza etti? Kentleşme konusunda olduğu gibi evlerimizde de kendimize özgü bir model arayışımız bulunmuyor.

Resulullah vefat ettiğinde Ummu Eymen(ra) ağlar. Ona derlerki neden ağlıyorsun? Resulullah arzuladığı yere gitti. O da şu cevabı verir. Ben Resulullahın varacağı yeri biliyorum. Ben onun ölümüne değil, vahyin semamızdan kesilmesine ağlıyorum. Evet vahyin kesilmesi bizi bu hale getirdi. Ve bu hal vahye dönünceye kadar devam edecektir.

Milli Eğitim Bakanlığı 'Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği ile 'Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi'nde değişikliğe gitti.

Türkiye cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde ilk kez sandık başına gitti. 50 milyondan fazla seçmen cumhurbaşkanı ve 27. dönem milletvekili seçimleri için oy kullandı.

İngiliz Oxfam’dan sonra adı ‘yardım karşılığı cinsel ilişki’ skandalına karışan ikinci yardım kuruluşu ABD’li World Vision oldu. ABD merkezli World Vision adlı "insani yardım" kuruluşunun bazı çalışanlarının, Haiti’de 2010 yılındaki depremin ardından ‘vicdanları sızlatan’ bir skandala karıştıkları, para ve yiyecek sağlama karşılığında yardıma gittikleri depremzedelerle cinsel ilişkiye girdikleri tespit edildi.

Küresel gelir adaletsizliğinin 2017’de iyice arttığı ve üretilen küresel servetin yüzde 82’lik bölümünün en zengin yüzde 1’lik küçük grubun cebine gittiği bildirildi. Kısacası dünyanın kaymağını 2 bin 43 kişi olan dolar milyarderleri yiyor.

İran şu anda en az dört ülkede (Suriye, Irak, Yemen, Lübnan) çatışma/savaş finanse eden, en az iki ülkede de (Bahreyn, Nijerya) muhalefet örgütleyen bir iktidar tarafından yönetiliyor. “İslam Devrimi” iddiasının hızlı bir şekilde dar bir Şii fanatizmine evrildiği ülkenin bu dışa dönük genişlemeci politikası, elbette sıradan halka ağır bir ekonomik külfet yüklüyor. Bunun üstüne, gittikçe zenginleşen molla sınıfını, din kisvesi altında özgürlüklerin kısıtlanmasını ve artık ayyuka çıkan yolsuzlukları eklediğimizde, paylarına sadece fakirlik düşen halk kitlelerinin isyan etmesi kaçınılmaz. “Dış mihraklar İran’da olaylar çıkarıyor” demeden önce, bu iç karartıcı tabloyu hesaba katmakta fayda var.

Yemen’de devam etmekte olan çatışmalar, hava saldırıları ve bunların yol açtığı sıkıntılara dikkat çektiği bugünkü yazısında Ahmet Varol, ülkede sivil halkın durumunun her geçen gün daha da kötüye gittiğini söylüyor.

Somali'nin başkenti Mogadişu'da bomba yüklü bir aracın patlatılması sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 300'ü geçerken, ülkede 3 günlük ulusal yas ilan edildi

Eskiden zamanı verimli şekilde kullanan kişilere “zamanın oğulları” denirmiş. Bu kimseler insan ömrünün bir buz parçası gibi eriyip gittiğini fark edip, yaşamlarını azim, inanç, kararlılık ve sabır gibi değerlerle bütünleştirir ve vakti nakde çevirirlermiş. Edindikleri bu özellikler onları zamanı öğüten atıl kişiler olmaktan kurtarıp zamanın oğulları haline getirmiştir.
Makaleler
Hava Durumu