
"imtihan" Arama Sonuçları

Dünyadaki tüm dillerin ve renklerin ilahi birer ayet olması hasebiyle müslümanlar olarak kendimizi milliyetçiliklerin dar alanlarına hapsetmemeliyiz.

İnsan, Yüce Allah tarafından devamlı denenmektedir. Hayata gelişin amacı da budur. (İnsan, 76/2)

Son 20 yılda Türkiye'deki İslami mücadele birikimi, AKP'nin "şeytanın sağdan yanaşmasına" denk gelen entegrasyon politikalarıyla tahrif ve tahrip edildi, büyük oranda cahiliye düzenine payanda kılındı. Peki bu durum sürpriz miydi?

Dua eden ne isteyeceğini bilmeli, kimden isteyeceğini çok iyi anlamalı Allah'tan istemeli ve pazarlık yapmamalı. Beni şunla bunla imtihan etme demek doğru değildir! "Deki; Rabbim hakkımda hayırlısı neyse onu nasip et." İmtihanımı kolay eyle, dayanma ve sabır gücünü ver diye dua etmeli.

Ramazan Yazçiçek: “Her imtihan gibi depremlerin de, tasavvurdan taakkul ve tezekküre varıncaya dek, hakikat ekseninde değerlendirilecek yönleri vardır. Ve her yeni günün; yaşanan her musibet ve imtihanın yeni okuma ve tanımlamaya; hülasa fıkhedilmeye; tecdit bilinciyle değerlendirilmeye ihtiyacı vardır.”

Hak yol üzerinde sert imtihanın var, yavaşla ve hak yolda sabret. Yolda kaygan zemin levhası var, tedbirli gidiyorsun. Batıl zeminlerde bulunma, ayağın bir kaydımı yerine getirmek zor olur. Aman dikkat! Girilmez yol levhasını gördün girmezsin.

Hâlbuki bu kısacık dünya hayatının kendisi için bir imtihan alanı olduğunu ve yaşanan her anın hesabının verileceğini idrak eden müslim kişi, hesabı verilecek bir yılın daha geride kaldığının bilinciyle, geçmiş olan zaman diliminde ahireti için neler biriktirdiğinin sorgulamasını öne çıkarır.

Talut ve İsrailoğulları sefere çıktıkları bir zaman diliminde, bir ırmaktan geçmeleri gerekiyordu. Ancak Allah azze ve celle, Talut ve askerlerine ırmağı geçerken bir avuç dışında, fazla su içmemeleri konusunda emir buyurdu. Çok susayan ordu için bu imtihan büyük bir imtihandı. Allah azze ve celle ordunun içerisinden, en ufak bir imtihanda bile orduyu yarı yolda bırakacak, “La bilincinden” uzak, iradesi zayıf halkaları temizlemek istiyordu.

Gurbet 24 Tv'de canlı yayınlanan "Ramazan Hasbihali" programında "imtihan" konusu konuşuldu. Murat Kurt'un sunuculuğunu yaptığı programın konukları, Şükrü Hüseyinoğlu ve Yasin Aydoğan idi.

Hayat ve hidâyet Kitab’ı olan Kur’ân’ı hakkıyla okuyarak ona iman edenler, Allah’tan gelen sahih bilgi ve ilme ulaşanlar, akletme kabiliyetini kullanarak yaratılışı, dünya hayatını, imtihanı, ölümü, hesap gününü ve bütün bunların Sahibini, vahyin belirlediği boyutlarıyla kavrayabileceklerdir. Böylece kısacık dünya ömrünün bir imtihan alanı olduğu bilinciyle hareket ederek âhirete hazırlık yapabilecek ve hüsrâna uğramaktan kurtulma umudunu yakalayabileceklerdir.

Tabii ki bununla birlikte koca bir ömrü amel-i salihle doldurmak hiç de kolay bir iş değildir. Ancak dünya hayatında rahmet-i ilâhinin tecellisi olan bazı anlar vardır ki kulun bu anlarda yalnızca hareketsiz kalarak dahi ecir ve sevaba nâiliyet kazanabilmesi mümkündür. İşte şimdi bu yazıda çetin dünya imtihanını kolaylaştıran o kıymetli anlardan bahsedeceğiz.

Mehmet Pamak'ın bir yıl önce yazmış olduğu makaleyi tam da yaşadığımız sürece hitap etmesi sebebiyle tekrar paylaşmak istedik. Rabbimiz, ibret alıp sorumluluklarımızı idrak etmeyi ve gereğince amel edip mübarek rızasını kazanmayı hepimize nasip etsin İnşaAllah.

"Bencillik", "önyargı" gibi virüslerle yeryüzünde insanlıktan sıyrılıp ceset olarak dolaşmamıza ah vah edip panik olamıyoruz. Gayet rahatız değil mi?

Şiilerin Türkiye'de ve hatta tüm ülkelerde Suriye zulmünden sonra diyecekleri bir şey kalmadı, sesleri solukları kesildi. Fakat bugün şiddetli bir şekilde Batılılaşma, Amerikanlaşma tehlikesi var. Filmleriyle, modasıyla, kültürüyle, eğitim sistemiyle, kendilerini dost ve müttefik kabul eden işbirlikçi yöneticilerle, müslümanları her yönden kuşatan, işgal eden ve imtihanlarını kaybettirmeye çalışan bir gâvurlaştırma hareketi var.

Tarafını her şart ve durumda korumak, taraf oluşunda ve taraftarlığında zaafa yol açmamak için, taraf olmaktan titizlikle kaçınmanın gerekli olduğu durumlarla karşılaşır ve imtihan oluruz hayat boyu. Bir hâkimin davacı ve davalı arasında taraf olmasıi bir hakemin müsabakada taraf tutması onu bertaraf eder.

Şu sınav trafiğine bir bakıp odaklandığımızda elde avuçta neler kalıyor, bir bakalım, analiz edelim etraflıca… Mottomuz neydi: Hayatın her an ve alanı imtihandır. Gelgelelim evdeki hesap çarşıya bir türlü uymuyor. Bir yerlerde hata oluyor, kesinti ve kopukluk meydana geliyor.

Sabır, içine düşülen ve nefsin arzu etmediği bir durumdan ancak Allah’ın izin verdiği bir çıkış yolu bulana kadar sebat etmek ve Allah’ın sınırını çiğnememektir. Hz.Eyyüp (as) hastalık ile imtihan edilirken bize bir şey öğretiyor. Ne ile imtihan edilirsek edilelim,

Bütün bu âyetlerden de anlaşılacağı üzere, Allah (c), bâtıl yoldan, yani şeytana, tağuta ve hevaya kulluk yapmaktan kurtulup Hak yoluna dönsünler, akılları başlarına gelsin, Allah’a sığınıp tevbe etsinler, hâllerini sorgulayıp Allah’a yalvarsınlar diye onlara belâlar, sıkıntılar gönderdiğini bildiriyor.

Fıtrat bizi insan-ı kâmile ulaştırmak için yaslanacağımız bir ana kaynak olur. Esas mesele de oradan başlar. Çileler, imtihanlar, acılar ve sınanma süreçleri sabiteleri koruma konusundaki kararlılığımızı ölçmek içindir.

Hayat, mü’minler için bir imtihan alanıdır. Çeşitli şekillerde denendiğimiz bu alanı, imanın gereğine göre değiştirmek, ıslah etmek, dönüştürmekle yükümlüyüz. Bu görevin başarısı toplu bir eylemliliği de içerir. İslâm’ın ferdî veya toplu şâhidliğini yapmak, gerçek anlamda Müslümanca bir hayat sürdürmek, öyle kolay bir iş değildir. Bu zorlu, çileli ama sonunda ferahlığa (dünyada fethe, âhirette cennete) çıkan yolda, zulme, şirke, tuğyana bulaşmadan yürüyebilmek
Makaleler
Hava Durumu