
"lkelerde" Arama Sonuçları

Siyonazi işgal hükümeti, Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasını onayladı. 15 Ocak'ta arabulucu ülkelerden olan Katar'da yapılan ateşkes görüşmelerin ardından, İsrail ve Hamas arasında 19 Ocak'ta yürürlüğe girecek ateşkes anlaşması imzalanmıştı.

Hamas'la siyonazi işgal çetesi, geçici ateşkeste anlaştı. Arabulucu ülkelerden olan Katar yönetimi, "İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara verilecek insani aranın" ne zaman başlayacağının 24 saat içinde duyurulacağını açıkladı.

Bazen bakıyorum, yahu bu insanlar hiç Kur’an okumuyor mu diyorum. Çok açık, net hükümlerde bile, bırakın fıkhî yorumlar veya içtihatları, çok açık, net ilkelerde bile insanlar bir sivil toplum savaşçısı olarak çıkıyor karşımıza. Yahut Batılı herhangi bir hümanist insan tipi çıkıyor karşımıza Müslüman kılıklı, Müslüman olduğunu söyleyen, ama dünyaya bakışı, olaylara modernitenin paradigmalarıyla yaklaşan tipler var. Peki, bu Kur’an ne diyor? İslam liberalizme karşı değil, liberalizmi kabul ediyor dendiğinde, İslam’dan neleri feda ettiğini düşünmüyor mu insanlar?

İşgalci zalim Çin önetimi, Müslüman mahkumları öldürüp organlarını diğer ülkelerdeki zengin insanlara para karşılığında sattığı bir sistemi yıllardır işletiyor ve bütün dünya yaşananları sessizlikle karşılıyor! Kaynak: Çin, Uygurların organlarını Körfez zenginlerine “Helal organ” diye satmış!

Akif Emre: Bazen bakıyorum, yahu bu insanlar hiç Kur’an okumuyor mu diyorum. Çok açık, net hükümlerde bile, bırakın fıkhî yorumlar veya içtihatları, çok açık, net ilkelerde bile insanlar bir sivil toplum savaşçısı olarak çıkıyor karşımıza. Yahut Batılı herhangi bir hümanist insan tipi çıkıyor karşımıza Müslüman kılıklı, Müslüman olduğunu söyleyen, ama dünyaya bakışı, olaylara modernitenin paradigmalarıyla yaklaşan tipler var. Peki, bu Kur’an ne diyor? İslam liberalizme karşı değil, liberalizmi kabul ediyor dendiğinde, İslam’dan neleri feda ettiğini düşünmüyor mu insanlar?

Akif Emre: Bazen bakıyorum, yahu bu insanlar hiç Kur’an okumuyor mu diyorum. Çok açık, net hükümlerde bile, bırakın fıkhî yorumlar veya içtihatları, çok açık, net ilkelerde bile insanlar bir sivil toplum savaşçısı olarak çıkıyor karşımıza. Yahut Batılı herhangi bir hümanist insan tipi çıkıyor karşımıza Müslüman kılıklı, Müslüman olduğunu söyleyen, ama dünyaya bakışı, olaylara modernitenin paradigmalarıyla yaklaşan tipler var. Peki, bu Kur’an ne diyor? İslam liberalizme karşı değil, liberalizmi kabul ediyor dendiğinde, İslam’dan neleri feda ettiğini düşünmüyor mu insanlar?

İslam dünyası bu yıl hiç de alışık olunmayan "olağandışı" bir Ramazan'a hazırlanıyor. Koronavirüs tedbirleri kapsamında kapatılan camiler, sosyal mesafe kuralı, sokağa çıkma yasakları ve karantina dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlara sıra dışı bir ay yaşatacak. Birçok ülkede vatandaşlara evde ibadet çağrısı yapılırken bazı ülkelerde camilerde sosyal mesafe kuralına uyulması şartıyla teravihlere izin verildi. Kalabalık toplantılara yasak getirilirken Müslümanlara "evde iftar yapın" çağrısında bulunuldu.

Suriye’de 9 yılı geride bırakan iç savaş nedeniyle 5 milyonu ülke içinde, 2,5 milyonu komşu ülkelerde olmak üzere 7,5 milyon çocuğun acil yardıma muhtaç olduğu bildirildi.

Şiilerin Türkiye'de ve hatta tüm ülkelerde Suriye zulmünden sonra diyecekleri bir şey kalmadı, sesleri solukları kesildi. Fakat bugün şiddetli bir şekilde Batılılaşma, Amerikanlaşma tehlikesi var. Filmleriyle, modasıyla, kültürüyle, eğitim sistemiyle, kendilerini dost ve müttefik kabul eden işbirlikçi yöneticilerle, müslümanları her yönden kuşatan, işgal eden ve imtihanlarını kaybettirmeye çalışan bir gâvurlaştırma hareketi var.

Afrika, Asya ve Yakındoğu ülkelerini sömürmek ile trafik kurallarına uymamak aynı şekilde 1 puan mı?! Batı'nın sömürmek istedikleri ülkelerde çıkardıkları savaşlarda milyonlarca insanın katledilmesi, milyonlarca insanın mülteci durumuna düşmesi ve yüzbinlerce insanın sakat kalması ile caddelerinin temiz olması 1'er puan mıdır?!

Bilmeliyiz ki, hayatımız, ancak Allah’a teslim olup sadece O’na rükû ve secde ettiği, vahye ve Rasûlün sünnetine uygun yaşandığı zaman anlamlı ve değerli olur. Allah’ı unutan ve O’nun kitabına ve Rasûlün (s) güzel örnekliğine uymayan bir ömür, asla anlamlı ve değerli değildir. Tevhidî istikameti korumakta zaaflı bir “İslami kimlik” ve akıdevi ilkelerden tavizkâr bir hayat, hüsran sebebidir. Böyle bir ömür bin yıl sürse de, Allah yanında hiçbir kıymeti yoktur. Sadece tevhidî istikameti koruyarak Allah’a rükû ve secde ettirilen ve O’nun kitabına uygun yaşanan hayat ve ömür, çok kısa da sürse, Rabbimizin katında değerli, bereketli ve hayırlıdır.

Kur’an hakkıyla okunup öğüt alınmadığı ve gereğince hayata taşınmadığı için, “Müslüman” oluğunu söyleyenlerin çok büyük kısmı, “Müslim” olmanın şartlarından ve tevhidî imanın gerektirdiği ölçü ve ilkelerden habersiz bir konumda bulunmaktadır. Kur’an’ı “mehcur”/terk edilmiş bırakıp Rasûlün (s) güzel örnekliğinden uzaklaşılınca, Müslim olmak için ne yapılması gerektiğini ve nasıl yapılması gerektiğini bilemez bir duruma gelinmiştir.

Uzun yıllardır halkı Müslüman olan ülkelerde Ramazan ayının son Cuması Dünya Kudüs Günü olarak çeşitli etkinliklere sahne olmaktadır. Bu bağlamda İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı-İLKAV’da Ramazan ayının son Cumasında Hamas’ın Yemen Temsilcisi Abdulmuti Zakkot konuşmacı oldu. Tercümanlığını yine Filistinli bir doktor olan Mahmut Arkavî yaptı. Vakıf yöneticilerinden Yıldırım Ak’ın sorularını cevaplayan Hamas temsilcisi, Filistin, Yemen ve Suriye meseleleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Hamas’ın bu fitne ortamındaki pozisyonunu ve Gazze’deki son durumları ele aldı. Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’e dikkat çeken konuşmacı, ümmetin Mescid-i Aksa farkındalığını unutmaması gereği üzerinde durdu. Bu coğrafya üzerindeki sorunların ancak kendi halkları arasında Müslümanca çözülebileceğini, akan kanın kardeş kanı olduğunu ve bu karmaşadan en çok Siyonist rejimin istifade ettiğini ifade etti.

İnsanın üzerinde doğup büyüdüğü, yaşadığı, gerektiğinde ana kucağı gibi sığındığı bir vatanının/ülkesinin olması önemlidir. Belki de bunu en iyi anlayabilecekler bugün gerek Türkiye’de ve gerekse değişik ülkelerde yaşamak zorunda bırakılan Suriyeli mültecilerdir. Batılı devletler tarafından itilip kakılmaları, çelme takılarak yerlerde süründürülmeleri, aç ve açıkta bırakılmaları, daha da önemlisi onurlarının kırılması, özellikle de mülteci çocuklarda gelecekte derin travmalara neden olacaktır.

Kur’an’da bu gerçek, apaçık belirtildiği halde, müslümanların yaşadığı ülkelerdeki rejimler, “din”i kendi kontrolleri altına almak, dinin emir ve yasaklarından kendilerini soyutlamak; devletin dinsiz olmadığını göstermek için “Diyânet” teşkilât kurdular. Bu kurum vâsıtasıyla halka belli konularda serbestlik verilirken, “hak din”in temel/asıl konularından haberdar edilmemesine özen gösterdiler.

Ülkelerdeki Sosyal hadiseleri incelerken sürece etki eden 1-İç dinamikler, 2-Bölgesel dinamikler ve 3-Küresel dinamikler olmak üzere üç dinamiği göz önüne almamız gerekmektedir. Şer ittifakının kaos (fitne) teorisine göre her türlü düşmanlığı yapması doğaldır. Çünkü düşmandır. Üzerinde durulması gereken ve de önemli olan, dış dinamik olarak şer ittifakının, iç müttefikler bulması ve bunlar üzerinden ön gördüğü operasyonları yapabilmesidir.

İşte Türkiye’de 80’li yılların sonu ile 90’lı yılların ortalarına kadar her alanda akidevi netliğe ulaşıp ciddi bir güç haline gelen tevhidi mücadele hattının, Kur’ani-Nebevi ilkelerden ziyade “maslahatlar”a vurgu yapmaya başlaması ve imha ve inşa edici, bağımsız, özgün bir mücadele hattı olmaktan uzaklaşıp, mevcut sistem içi muhafazakâr demokrat değişim sürecine eklemlenme yoluna girmesi bu “ikna odaları”nın eseri olmuştur.

Farklı ülkelerden 126 İslam aliminin imzasıyla IŞİD lideri Bağdadi'ye hitaben yayınlanan bildiride, İslam ümmetinin ittifakı olmadan hilafet ilan etmenin caiz olmadığı ifade edildi

The Guardian yazarı John Gray, IŞİD'i değerlendirdi: Geçmişteki herhangi bir şeyin dirilişi olmaktan öte yeni bir şey- Batı müdahalesi yüzünden canı çıkmış ülkelerde ortaya çıkan barbarlığın modern versiyonu... Eğer IŞİD’in ilk örneklerini arıyorsanız makul adayları geç ortaçağ ve erken modern dönem Avrupa’sında bulabilirsiniz.
Makaleler
Hava Durumu