
"mad" Arama Sonuçları

‘Doğru düşünme’nin temelinin ‘ilm’e dayanmak zorunda olduğunu belirten Kürşad Atalar, bir düşüncenin bir metoda ulaşmasının ise düşüncenin ilmi yönden yetkinlik derecesine ulaştığını gösterdiğini, bu metodun illa doğruluk anlamı taşımadığını ama yetkinlik derecesinden söz edilebileceğini vurguladı.

Eğer yeryüzünde gücü elinde bulunduranlar Allah’a (cc) ve Resülüne itiat etmez ve dini Yalnızca Allah’a (cc) has kılmazlar ise; siyasette, ekonomide, sanatta, askeri alanda…Yani hayatın her alanında çağın gerekliliğine değil, Çağlar ötesinden gelen İlahi vahye tabi olmadıkça; Yeryüzünde bu bozgun devam edecektir.

Küresel sistemle tam entegre olmuş seküler/liberal/demokrat/muhafazakâr toplumu inşa etme sürecinde, mevcut iktidar erkleri, aile konusunda tam bir çıkmazın içine düşmüş gibidirler. Bütün eğitim hayatını pozitivist/maddeci/kapitalist değer yargıları ile dizayn eden sistem, ‘rızkın temini’ konusunda da aynı zihin kodları ile hareket ederek (yukarıda da değindiğimiz gibi), mensuplarını Allah’ın kefil olduğu bir konuyu sorgular hale getirmiştir. ‘Aile’ kurumunun yapı taşı olan çocukların bakım ve iaşesini (güya) destekleyerek, ebter olmaktan kurtulacağı zannına kapılmıştır.

İslam devletsiz olmaz. Müslümanlar da başsız/lidersiz olmaz. Eğer olursa tıpkı Filistin gibi, Irak gibi, Suriye gibi, Lübnan gibi olur. Hatta sözüm ona tüm İslam ülkelerini buna dahil edebiliriz. Çünkü hiç birisi ne İslam’ın ne de Müslümanların temsilciliğini yapamadığı gibi menfaatini, özgürlüğünü ve maişetini de düşünmüyor. Eğer bugün İslam devlet olsaydı Müslüman’ım diyen bizler de bu devlete sahip çıkabilseydik bu böyle olmayacaktı.

Dr. Hussam Ebu Safiya, tüm benliğiyle zulme karşı durdu. Mesleğinin ve mümin kimliğinin tüm gereklerini yerine getirerek mücadelesinde yalnız kalmasına rağmen yılmadı. İyilerin safında kalmanın kaderi hep yalnızlık olmamalıdır. Bu konuda bu kadar yalnızlık, bu kadar suskunluk iyilikler için, yarınlar için hiçbir umut taşımıyor. Bu suskunluk, tepkisizlik, keyfilik zalimleri daha da zalimleştiriyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Genel Sekreteri Christopher Lockyear, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze’de yaşayanların kıyamet koşullarında hayatta kalmaya çalıştığını ancak burada hiçbir yerin güvenli olmadığını belirtti.

Yemen’deki Ensarullah hareketi 8 Ağustos Perşembe günü yaptığı açıklamada Kasım ayından bu yana Gazze Şeridi’ne destek amacıyla hedef aldığı gemi sayısının 177’ye yükseldiğini duyurdu.

Onları tutan oruç, Allah yolunda yılmadan mücadele ve mücahedeye sevk eden oruç, bizi de tutar mı, ne zaman tutar!? Birileri, sair müslüman beldesi için oruç, imsak, iftar vakti iken Gazzeli kardeşlerimiz için mahza ‘iftihar’ vakti!..

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı'nın 23 Nisan Salı günü yaptığı açıklamada soykırım saldırılarında şimdiye kadar şehit edilenlerin toplam sayısının 34 bin 183 yaralananların sayısının ise 77 bin 143 olduğu duyuruldu. Kayıplarla birlikte sayı 40 bini aşıyor.

ABD’nin çıkarlarına hizmet eden BMGK ve BM’de Filistin devletinin tanınmasına yönelik son girişimin de akim kalması üzerine, Hamas yaptığı açıklamada uluslararası toplumu ABD’nin iradesini aşarak Filistin halkının direnişini desteklemeye davet etti.

"İdeolojik-ırkçı-sömürgeci inşa ürünü olan bilgi’nin, fikirlerin, felsefe’nin kavram ve kurumların, bir toplumun dünya görüşüne, hayat tarzına uygun olup olmadığı düşünülmeden, hazır-paketlenmiş halde ithal edilmesi, ilgili toplumların/toplumun ontolojik/epistemolojik yok oluşuna işaret eder…"

Siyonist barbarların Şifa Hastanesindeki vahşetinin ortaya çıkmasının ardından Hamas yaptığı açıklamada, manzaranın, faşist siyonist zihniyetin bütün insani ve medeni değerlerden uzak, tamamen vahşileşmiş ve canavarlaşmış bir zihniyet olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Şimdilerde Gazze’de yaşananlar, toplumda yazarlığı veya hatipliği ile bilinen ve iktidara geçmişte çokça destek veren birçok ismin şaşırma taklidi yapmasına veya beklenti yönetiminde kötü sınavlar vermesine neden oluyor… Önemli olan, sistemin tenceresinde kaynamadan çok önceleri bunu fark edebilmek ve hatta mümkünse o tencereye hiç girmemektir.

Erzincan'ın İliç ilçesi Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede, dün öğleden sonra büyük bir alanda toprak kayması meydana geldi. Kayıp 9 işçiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Rejim ellerini ovuşturuyor. İşlerini yürüten, değirmenine su götürenlerin muazzam sadakati ve hizmetleri onu daha da muhkemleştiriyor. Ona olan bağlılık en tepeden tabana yayıldıkça, İslami mücadelenin işi daha bir zorlaşıyor.

80 yıldır “soykırım mağduru” denilerek küresel sistemde ayrıcalıklı bir yere konulan siyonazi işgal ve terör çetesi, 26 Ocak 2024 itibarıyla artık bir soykırım sanığı. Güney Afrika’nın başvurusunu değerlendiren Uluslararası Adalet Divanı, Gazze’de yeterli kanıt olduğuna hükmederek, siyonist çetenin soykırım suçundan yargılanmasına karar verdi.

İşgal güçlerinin Gazze Şeridi’ne açtığı soykırım savaşı 110’uncu gününe girerken, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı bugün öğleden sonra yaptığı açıklamada, işgal ordusunun son 24 saat içinde Filistinli ailelere yönelik 24 katliam gerçekleştirdiğini, 210 kişiyi şehit ettiğini ve 386 kişiyi de yaraladığını ifade etti.

Sana’daki askeri geçit töreni sırasında açıklama yapan Husilerin Yüksek Siyasi Konsey Üyesi Muhammed Ali el-Husi, Kızıldeniz’deki ABD-İngiltere varlığının İsrail’i savunmak için bulunduğunu belirterek Husilerin onlardan korkmadığını, “Yemen halkı aleyhinde çalışan herhangi bir geminin batırılacağını” söyledi.

Batılı devletlerin İsrail adında bir büyüleri vardı, o büyü şimdi bozuldu, tarumar oldu. Büyüyü sadece Hamas’ın şanlı mücahidleri bozmadı; Gazze’nin her yaştan, “İsrail’den korkmuyoruz” diyen ve “cennetin çocukları” denmesini hak eden çocukları da babalarıyla, amcalarıyla ortak iş yaptılar.
Makaleler
Hava Durumu