
"merhum" Arama Sonuçları

Türkiye İslami hareketinin belki de kurucu ögelerinden olan Ercüment Özkan, tamı tamına elli yedi yıllık bir hayat sürdü... Sait Alioğlu'nun, "Hatıralar" adlı kitapla ilgili değerlendirme yazısı...

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nde 22 Ekim 2014 akşamı "Ahmed Kalkan'la Ahlak Dersleri"nde konu "Ahlak Kavramı ve Akideyle İlişkisi" idi. Merhum hocamızın bu dersini yeniden yayınlamakta fayda görüyoruz.

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nde Ahmed Kalkan'la "Ahlak Dersleri"nin üçüncüsü 27 Aralık 2015 tarihinde "Müslümanın Günlük Hayatında Ahlak İlkeleri" konusuyla gerçekleştirilmişti. Merhum hocamızın konferansını faydalı olacağı düşüncesiyle yeniden paylaşıyoruz:

Hüseyin Kulaoğlu, 2015 yılında merhum Ahmed Kalkan hocayla "İtikâf" konusunda bir söyleşi gerçekleştirmişti. O dönemde de sitemize alıntıladığımız söyleşiyi, faydalı olacağı düşüncesiyle bir kez daha sizlerle paylaşıyoruz:

Kur'an Nesli TV'de 2015 yılında yayınlanan "Ramazan'ı Nasıl İdrak Etmeliyiz?" konulu programı dikkatlerinize sunuyoruz. Merhum Ahmed Kalkan Hoca, Rıdvan Dinçer ve Şükrü Hüseyinoğlu'nun katıldığı programda Ramazan'ın Kur'an'la dirilme ve donanma ayı olduğu vurgusu yapılmıştı.

Oy hesabıyla panelde övgü ve sitayişle bahsettikleri Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın, parti kurucularını ve onun açtığı bâtıl yolda yürüyen kendilerini açık şekilde tağut olarak tavsif ettiklerini bilmiyorlar tabi. Gerçi bilseler de, bilmezden gelip, oy hesabıyla onun adını istismar etmekten geri durmazlardı.

Kalemder dernek binasında hizmete giren Ahmed Kalkan Kütüphanesi muhtelif konularda binlerde kitabı içerisinde bulunduruyor.

Merhum Ahmed Kalkan hocamızın vefatı münasebetiyle, en yakın dâvâ arkadaşlarından birisi olan kıymetli Mehmet Pamak hocamızın Kalem-Der'de yaptığı sunumu istifadenize sunarız.

Bir Müslümanın cahili bir siyasal yapının başında bulunmasındansa onun zindanlarında bulunması evladır. Çünkü cahiliye ile İslam ve cahiliye taraftarlarıyla Müslümanlar arasında asla telif edilemeyecek olan bir ayrılık, bir ayrışma vardır.

Yıllarca köklü bir dergide yazılar yazdı. Ali Küçük öldüğünde dergi 36. yılına ulaşmıştı, vefat ettiği Kasım ayından sonraki sayılara göz attım. Acaba yıllarca yazdığı dergide Ali Küçük'ün hayatını, eserlerini, çalışmalarını anlatan kapsamlı bir yazı yazılmış mıydı? Maalesef hayır. Oysa derginin yazarlarıyla ve yöneticileriyle yıllara dayanan arkadaşlıkları vardı.

Kırşehir'de ikamet eden Ramazan Sallabaş abimizin babası Kemal amcamız ve İstanbul'da ikamet eden Hamza Er kardeşimizin annesi Elmas teyzemizin vefat haberlerini teessürle öğrenmiş bulunuyoruz. Rabbimizden merhum ve merhumeye rahmet, yakınlarına sabır niyaz ediyoruz.

Hiç kimsenin kazanmaması biçimindeki strateji, “İran-Irak savaşı”nda da gözlemlediğimiz bir politikaydı. Arap dünyasını çok iyi gözlemleyen Mısırlı gazeteci merhum Muhammed Heykel'in ifadesiyle ABD, İran-Irak savaşı konusunda zig-zag politikası izliyordu. Buna göre Washington, Bağdat'ın tamamıyla hezimete uğramasını istemiyorsa da, bu savaştan zayıflayarak çıkacağı yönündeki umudunu gizleyemiyordu. İran ve Irak hariç, savaşın uzadıkça uzaması herkesin yararına idi. ABD'nin etkili isimlerinden Henry Kissinger'a göreyse İran-Irak savaşı, ABD'nin her iki tarafın kaybetmesini istediği ilk savaştı.

İzmir'de ikamet eden değerli mü'minler Kemal ve Bilal Songür'ün ağabeyleri Mehmed Emin Songür vefat etti. Merhumun cenazesi, bugün (19 Mayıs Perşembe) öğlen namazını müteakiben Yeşilyurt Üzümcü Durağı yanındaki camiden kaldırılacaktır.

Merhum Ebul Ala Mevdûdî ile yapılan bir röportajdan "İslâm davetçisi kimdir?" konulu kısa bir bölüm.

Ankara’daki terör saldırısında hayatını kaybeden Feyza Acısu’nun anne ve babası Nazife Acısu ile Selahattin Acısu patlamanın olduğu yeri ziyaret etti.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı (İLKAV), Akabe Vakfı, Genç Birikim, Ümran Hareketi ve Vahdet vakfından müteşekkil Müslümanlarla Dayanışma Platformu tarafından tertiplenen Muhammed Kutub Paneli 19 Ekim 2014 Pazar günü Ankara’da yapıldı.4 nisan 20014 de Cidde de vefat eden ve Türkiye de abisi Şehid Seyyid Kutup ile beraber çok tanınan merhum için düzenlenen panelin bir özelliği de bu konuda Türkiye’de hatta belki de dünyada ilk olması idi.

Bugün Mısır memleketinde İslam’ın menfaatlarını müdafaa eden ne kadar hamiyetli kalem varsa hepsi Cemaleddin’in terbiyesi sayesinde yetişmiştir. Tevhid dünyasına binlerce muharrir el, binlerce mütefekkir dimağ hediye eden Cemaleddin Vehhabi olabilir mi? Merhumu ne Afganistan’da, ne Hindistan’da, ne Avrupa’da, ne Osmanlı toprağında rahat bırakmadılar, hiçbir yerde oturtmadılar. Cemaleddin Müslüman aleminde hakiki, sermedi (sürekli, uzun soluklu) bir uyanış başlatmak gayesine matuf olan çalışmasında kısıtlama yapsaydı, bu siyasetine azıcık fasıla verseydi, dünyanın her yerinde şerefiyle mütenasip bir debdebe içinde yaşayabilirdi.

Erdoğan'ın Ak Parti kongresindeki "Yolumuz Gazi Mustafa Kemal'in, merhum Menderes'in, merhum Özal'ın, merhum Erbakan'ın yoludur" sözleri Milli Gazete'yi çok kızdırdı. "Küresel Irkçı emperyalizme hizmet ederek Erbakan'ın yolunda yürünmez" diyen gazete Erdoğan'ı "O islam birliği dedi, D-8'i kurdu; siz ise BOP ve medeniyetler ittifakı eşbaşkanlığına koştunuz" manşetiyle vurdu...
Makaleler
Hava Durumu