
"okumak" Arama Sonuçları

Cuma hutbesi: Allah'ın Adıyla Okumak, Tağutların Adıyla Okumak - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Yurdu - 14 Safer 1444/9 Eylül 2022

O okunarak mı, yoksa yaşanarak, hükmedilerek şifa olacak bir kitap mı? Kur’an’ın alfabesini/harflerini mi yoksa bununla beraber anlam, içerik, maksat ve hikmetini mi öğrenecektik?

Cuma Hutbesi: Mâide 24. Ayeti, Kendimiz Bağlamında Okumak - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - 13 Şaban 1442 / 26 Mart 2021

İslâmî mücadelenin öncüleri tek tek fertlere ve topluma yönelik tebliğlerinde nasıl söz söyleyeceklerine dikkat etmek zorundadırlar. Söz ile amel arasındaki ilişkiyi de doğru kurmak elzemdir. Meselâ, pratik üretmeden proje üretmeye kalkmak, kitleler adına söz söyleyip aktif bir mücadele içinde bulunmamak “hariçten gazel okumak” anlamına gelecektir.

Yazar, Kur’an’ın yaşamın bizzat kendisini şekillendiren bir sistem yapıcı olduğunu, kurtuluşa ermek isteyenlerin bu kulpa sımsıkı yapışmak, okumak, anlamak ve yaşamak sureti ile onu hayatın her alanında rehber kabul etmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Okumak beyninizi çalıştırır. Vücudunuz için egzersiz neyse beyniniz için de okumak odur. Bize alan, zaman, tarihin enginliğinde dolaşma özgürlüğü verir ve fikirlere, kavramlara, duygulara ve bilgi tabanına daha derin bir bakış sunar.

AKP iktidarlarının programlarıyla gerçekleşen gönüllü sekülerleşme ve laikleşmenin sonucunda acı gerçek şudur ki, Kur’an’ı hakkıyla okumaktan uzak düşmüş on milyonlarca “Müslüman”, vahyin ölçülerinde Müslüman olmanın gereklerinden habersiz ve uzak bir konumda oldukları halde, Müslüman olduğunu zannederek hüsrana doğru sürüklenmektedir.

Mekke putlar ile doluydu. Mekke’de fahşa vardı, fucur vardı. İçki su gibi tüketilirdi. Faizsiz ticaret neredeyse yoktu. Sermaye, az sayıda bir azınlığın elindeydi ve geriye kalan kim varsa köleydi. O gün Mekke’de ne varsa, bugün dünyamızda fazlası ile var. Değil mi?

Türkiye’nin en ciddi meselesi okumak veya okuma alanındaki eksiklik değildir. Türkiye’deki en ciddi mesele, entelektüel eksiğimiz ve yazı yazma alışkanlığımızın hiç olmamasıdır. Okuma hayatımızın temelinde yazı yazma faaliyetinin bulunmamasıdır. Yazı yazmak doğru okumanın anahtarıdır. Yazı yazabilirseniz veya okuma sürecinizi yazıyla sağlama alabilirseniz, okuma sürecinizde hızlı ilerler.

Şeyh Ahmet Yasin’i, Filistin’i anlamak isteyen bir kişi savaş sürecini, İsrail’in politikalarını, Filistin’de yaşananları, ayrılık ve birleşmeleri iyi okumak zorunda. Esad Eseoğlu, Amir Şemmah'ın 'Ümmeti Uyandıran Şehid' kitabından hareketle yazdı..

Kitabı “hakkıyla tilavet etmek” onu anlamak, öğüt almak ve yaşamak amacıyla okumaktır. Bu durum, Cuma Suresi 5. ayetteki “kitap yüklü eşekler” olarak nitelenmenin tersidir. Rasûlullah da (s), “hakkıyla tilavet edenler” ibaresini tefsir ederken, “ona gereği gibi uyanlar” şeklinde açıklamıştır. (İbn Hanbel). Bu hal, kitaba iman etmenin temel gereğidir

Allah'tan sakınma duygusu kişiyi hem yapacağı işte hayatının merkezine Allah'ı koyma zorunluluğunu ona hatırlatır hem de sakıncalı bir eylem yahut düşünce ile karşılaştığında basiretli kararlar vermesine ve hak olan davranış biçimini ortaya koymasına vesile olur. Bu düşüncenin eksikliğidir ki zamanın bir kısım İslamcısı süreci tepkisel bir şekilde okumakta ve yanlış bir mecrada yol almaktadır.

Okumak, tüm hücrelerinle bağlı kalmaya yemin edip artık sözünden/özünden dönmemektir. Okumak, ufka sevdalanarak kıpırdayan damarları susturmamaktır. Okumak, yalanı ve nifakı safkanlığa kondurmamaktır. Okumak, dağlar aşıp da gelen direniş ezgilerini susturmamaktır. Okumak, bendine sığmaz nehirleri durdurmamaktır. Okumak, yolunu bulmuş ve adanmışları gayelerinden saptırmamaktır. Okumak, hayatın membaına akanları başka yönlere baktırmamaktır. Okumak, eğilerek yükselenlerin yollarını açmak ve onları asla kandırmamaktır.

Şirk denen zülumatın karanlığından çıkarıp, Nur’a, aydınlığa bizleri götüren, Her türlü fitne ve fesadın adeta kurumsallaştığı bu çağda, şu cehalet ve rezalet yaşam biçimi içerisinden çıkarıp, bizleri izzet ve şerefle buluşturan, eşya’ya, makam’a ve mevki’ye tapınmaktan ve kula kulluktan yalnız Allaha kulluğa götüren Kur’an’a el-an dönmeliyiz.

Uluslararası Yayıncılar Birliği 2016 verilerine göre, Türkiye'de kişi başına 8.4 kitap düştü. Kitap okumaya ayırdığımız süre günde ortalama sadece 1 dakika.

Kitap okumak depresyona iyi geliyor. Nasıl mı? Uzman Psikolog Gamze Eser açıkladı…

''İslami ilimler okumak ve İslam davasına ilmi olarak katkı sağlamak isteyen kardeşlerimize eğitim imkanı sunan Kalem-Der genel olarak duyurusunu yapığı İslam Okuluna kayıt yaptırmak istiyen ve daha detaylı bilgi almak iteyenler kardeşlerimiz için verilen irtibat numaralarıya irtibata geçebilirler.''

Mehmet Pamak Radyo Denge´de her Cumartesi ve tekrarıyla Pazar günü “Kur´an´ı Hakkıyla Okumak” programıyla sizlerle birlikte oluyor.
Makaleler
Hava Durumu