
"oran" Arama Sonuçları

Bugün yaşadığımız coğrafyadaki yaygın “İslami çalışmalar”a baktığımızda, “merkezi dâvet”in, yani egemenlik mücadelesinin büyük oranda ihmal ve dahası terk edildiğini, İslami çalışmaların “sosyal faaliyet” düzleminde kaldığını görmekteyiz.

Şimdi gidişâta bir bakalım. Aşağı yukarı iki aydır, olanca ve orantısız kuvvetiyle saldırıyorlar. Evet, Gazze’nin kuzeyini insandan arındırdı; yıktı ve zırhlılarını, tanklarını, birliklerini soktular. Ama burada tam bir hâkimiyet sağlamış olduğu hâlâ tartışmalı. Han Yunus tarafında ise çatışmalar tekmil şiddeti ile devâm ediyor. Ne tünelleri bulabildi; ne de Hamas’a ağır bir zayiat verdirebildiler. Bu arada kendi kayıpları, her ne kadar saklamak için büyük bir gayret göstermekteyseler de bu kayıpların resmen bildirilen rakamların çok üstünde olduğu anlaşılıyor.

Son 20 yılda Türkiye'deki İslami mücadele birikimi, AKP'nin "şeytanın sağdan yanaşmasına" denk gelen entegrasyon politikalarıyla tahrif ve tahrip edildi, büyük oranda cahiliye düzenine payanda kılındı. Peki bu durum sürpriz miydi?

Kısacası, cahiliye döneminde Hicaz bölgesinde ciddi oranda bir "mülteci" kitlesi vardı, fakat "mülteci sorunu" yoktu. O insanalr, mülteci olarak kendiklerine sığınanlara düşmanlık değil,i ev sahipliği yapmışlardı. Tabi bu durum, İslam döneminde daha da yaygın ve örnek bir hale geldi.

Türkiye’de son 20 yılda evlenme oranı düşerken boşanma oranı hızla yükseliyor. 2021’de 562 bin evlilik yapıldı, 174 bin de boşanma kayda geçti.

"Kardan adam put mudur" diye soranlar oluyor. Bu sorunun cevabı, yapılan "kardan adam"a bağlı tabii ki.

Mirasımız Derneği’nin “2021 Kudüs Raporu” işgal devletinin Kudüs’teki saldırganlığını ve yıkımını gözler önüne seriyor. Bu yıl Kudüs’te 349 Müslüman katledildi. 3 bin kişi Mescid-i Aksa’yı fanatik Yahudilerden korumaya çalışırken tutuklandı. İsrail güçleri 500 eve baskın düzenledi. Müslümanların işlettiği iş yerlerine 4,5 milyon dolar ceza kesildi. Ambargo ile Kudüs’teki yoksulluk oranı yüzde 85’e çıktı.

Osman Yıldız’ın sunduğu programın konuğu, PDR uzmanı Sümeyra Demiryürek oldu. Demiryürek; Güney Kore’de yaygın olan müzik akımı K-Pop’un önceleri İmam Hatip liselerinde ilgi gördüğünü, şimdi ise her kesimin çocuklarında yüksek oranda izlendiğini söyledi.

Günümüz şartlarında da bâtılla mücadelenin kapsamını büyük oranda sosyal medyaya hasretmiş durumdayız. Daha doğrusu sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, hatta eşle dostla paylaşmadıklarımızı bile burada paylaşmaya alıştığımız için cihadımızı da buraya taşıdık gibi gözüküyor. Hepimizin samimâne, hâlisâne bir çaba içinde olduğumuz varsayımıyla konuşacak olursak dahi bize acilen bir "sosyal medyada bâtılla mücadele rehberi" gerekiyor

Ümmete öncülük yapacak kadrolar içinde, ulemâ var olan ilmiyle, diğer aktivist Müslümanlar da var olan tecrübe ve yetenekleriyle yerini almalı ve bu iki tâife, sorumluluklarının bilincinde ve istişare içinde birbirleriyle bütünleşebilmelidir. Bununla birlikte her ulemânın aktivist, her aktivistin de belli oranda ilimle kuşanması gerekir.

Yapılan son güncel anketlerde, “Şeriat, kanunlarımızın kaynağı olmalıdır” diye düşünen Sudanlıların oranının yüzde 70’leri aştığını aklımıza getirirsek, “Sudan halkı, şeriattan kurtuldu” şeklindeki naraların -en hafif ifadeyle- gülünç olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

ABD'de koronavirüs sebebiyle 90 yılın en yüksek işsizlik oranına ulaşılırken ülkedeki milyarderler servetlerini artırmaya devam etti.

OPTIMAR’ın yaptığı ‘Türkiye’nin Nabzı’ araştırmasına göre katılımcıların yüzde 7,9’u salgın öncesine göre daha inançlı, yüzde 23,1’i ise bu dönemde namaza başladı. Araştırmadan yüzde 60’a yakın bir oranda da ekonomik endişe çıktı.

Deniz Demirhan,“2019’da, Kovid-19 salgını olmadığı ve üretimin tam kapasite devam ettiği dönemlerde, İstanbul şehrine verilen ortalama su miktarı mart ayında 2 milyon 731 bin 157 metreküp iken, şu an üretimin kısmen de olsa durmuş olduğu bugünlerde de şehre verilen su miktarı aynı değerlerdedir. Bu demektir ki evlerde olduğumuz dönemde de sanki sanayi üretimi devam ediyormuş gibi su kullanmaktayız. Suyu bu şekilde kullanmaya devam edersek, baraj doluluk oranlarımız bu kapasiteyi kaldıramayabilir ve yazın hijyen bakımından zorluk yaşama ihtimalimiz artar.

Evlenen çift sayısı geçen yıl 541 bin 424 ile 2002’den sonra en düşük seviyesine geriledi. Evlenme oranları düşerken, boşanma oranları ise artışta.

Çam ağacı kültü pagan bir gelenek, noel ile bir ilişkisi yok, bizdeki toptancılığı bir kenara bırakırsak. Pekiyi bizdeki ‘çaput ağacı’ kime aittir? Nereden, kimlerden tevarüstür? Dinimizle bir alakası var mıdır? Bunları soran, düşünen yok!

Suçlu olduğuna hükmedilen ve ceza infaz kurumuna giren 12-17 yaş aralığındaki çocuklar baz alındığında, 2012 yılında toplam 3 bin 69 çocuğun cezaevine girdiği, 2018 yılında ise bu sayının 14 bin 502’ye yükseldiği kaydedildi.

Soruyu ilk soran Merryl oldu: “Şeytan İmparatorluğu dağıldığına göre, yerini kim veya ne alacak?” Hiç kimse cevap veremedi. Tam bir şaşkınlık içinde birbirimize baktık. Cevap yerine, bir yığın muhtemel kehaneti mırıldandık. Sonunda Merryl kendi sorusuna cevap verdi: “Biz olacağız. Bir sonraki umacı, yeni şeytan imparatorluğu İslâm olacaktır. Batı’nın, özellikle sınai ve askerî işbirliğinin kendi kimliğini korumak, işleyişini sürdürmek için hâlâ bir şeytana ihtiyacı var."

Pragma Araştırma ve Danışmanlık şirketi, Ramazan ayındaki tüketim alışkanlıklarıyla ilgili yaptığı araştırma sonuçlarına göre, AmeriKAN emperyalizminin kanlı siyah sütü Coca Cola, İstanbul, Ankara ve İzmirli tüketicilerin gözünde yüzde 33 oranla "Ramazan ayıyla en çok bütünleşen marka" olmuş.

Bugün, dedelerimizin, anneannelerimizin zamanında var olmayan yüzlerce toksine maruz kalıyoruz. Bu kadar toksine maruz kalıyoruz ama bu zararı telafi edecek besinlerden de yararlanmıyoruz. Yediklerimiz bizi beslemek şöyle dursun hasta ediyor. Bir süpermarketten aldığınız paketlenmiş bir gıdanın içinde aklınıza, hayalinize bile gelmeyen katkı maddeleri, kimyasallar var. Bir fast-food restoranına gittiğinizde önünüze gelen hamburgerde, patates kızartmasındaki en tehlikeli, en zararlı bileşenin trans yağlar olduğunu düşünüyorsanız yanıldığınızı söyleyebilirim. Kanser salgınının sorumlusu işte tüm bu unsurların bir araya gelmesidir. Tam anlamıyla kusursuz bir fırtına.
Makaleler
Hava Durumu