
"silahla" Arama Sonuçları

Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri cuma hutbesinde, işgalci İsrail’in kısıtlamalarına rağmen Aksa’ya akın edenlerden övgüyle söz ederek, şu ifadeleri kullandı: “Bu mübarek yürüyüşünüz, Aksa’ya göz dikenlere onun bölünemeyeceği, sadece Müslümanlara ait olduğu, üzerinde pazarlık yapılmasına izin verilmeyeceği ve toprağının zerresinden vazgeçilemeyeceği mesajını veriyor."

Geçen hafta Cuma günü Addis Ababa'da Cuma namazı sonrasında kentin en büyük camisinin yakınında, kentsel proje kapsamında camilerin yıkılmasına tepki gösteren Müslümanlara silahla karşılık veren Etiyopya güvenlik güçleri 5 kişiyi katletti, onlarca kişi de yaralandı.

Başlık olarak aldığımız ve konumuzu teşkil eden hadise gelince, sıhhati ile ilgili olarak yukarıda bilgi vermeye çalıştık. Yani 9 hadis kitabında bulunmadığını belirttik. Fakat bizi asıl ilgilendiren bu sözün içeriğidir. Geliniz birlikte ifadenin mutlak oluşundan hareket ederek bir takım düşman silahları ile silahlanmaya kalkalım, görelim karşımıza nasıl durumlar çıkacaktır...

Bakın yalnızca şu 2022 yılı içinde "sevgilileriyle" zina etmek için bulundukları otel, apart daire, günlük kiralık ev gibi fuhuş bataklıklarında pencereden, balkondan atılıp veya atlayıp ölen, "sevgilileri" tarafında silahla vurulup, bıçaklanıp vs katledilen onlarca genç kızın acı haberini okuduk. Hal böyle iken, bu Allah'sız, Kitap'sız tağut düzeni, 15 yaşındaki zani ve zaniyelerle değil, genç yaşta evlenenlerle uğraşmakta, şeytanın hizmetçiliğini yapmaktadır.

Suriye Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) Medya Ofisi Sorumlusu İbrahim Ebu Layis, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Esed güçlerinin El Eterip ilçesindeki hastaneye karadan karaya atış yapan silahlarla saldırı düzenlediğini belirtti. Saldırı sonucu aralarında bir çocuk ve bir kadının bulunduğu 6 sivilin hayatını kaybettiğini aktaran Ebu Layis, 4’ü ağır 15 kişinin de yaralandığını söyledi.

"Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi" Resmî Gazete'de yayımlanırken hukukçulardan tepkiler gelmeye devam ediyor.

Batının son yüzyıllık bir zaman dilimi içerisinde İslam’a ve Müslümanlara yönelik kuşatmacı ve kıskaca alıcı hedeflerine giden yolda kullanmış olduğu silahlardan biri de modernizm, modernite, seküler, laik ve çağdaş medeniyet başlıkları altında Müslümanları Kur’an’dan olabildiğince uzaklaştırmak olmuştur.

Putin, çocuk, yaşlı, kadın demeden binlerce sivili katlettiği Suriye'de kullandığı silahlar için, ''test ederek bir deneyim kazandık'' sözleriyle Rusya'nın zalimliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

ABD başkanı Donald Trump, "Kitle imha silahları var yalanıyla Ortadoğu'ya girdik bu verilen en kötü karardı" ifadelerini kullandı.

Batı medyası, gücün medyası olduğunu gösterdi: Habercilik, her şeyden önce ahlâk meselesidir. Ama Batı medyası, küresel güç odaklarının ve çıkar şebekelerinin sözcüsü ve gözcüsü olduğunu ispatladı bir kez daha! Teröriste “terörist” diyemedi bile! Charlie Hebdo saldırısını yapanlara “Müslüman teröristler” diyen Batı medyası, Yeni Zelanda’da ibadet eden insanların üzerine makinalı silahlarla saldırarak kitlesel katliam yapan canilere “gunman” (silahlı kişi!) dedi -örneğin New York Times!

Adana'da 2017 yılında Dumlupınar mahallesinde bulunan Kanuni İlköğretim Okulu'nun bahçesindeki Atatürk büstüne molotof kokteyli, Meydan mahallesindeki Cumhuriyet Ortaokulu ve Cumhuriyet Anaokulu bahçesindeki büstlere de silahla ateş ettiği iddiasıyla tutuklanan Ali Balduz hakkında 79 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü, Durum Tespit Misyonunun, geçen yıl 7 Nisan'da Suriye'de Doğu Guta'nın Duma ilçesinde kimyasal silah kullanıldığını doğruladığını açıkladı.

Suriye’deki gelişmeleri, başından buyana yerinden takip eden Yeni Şafak ve Tv Net muhabiri Yılmaz Bilgen’le konuştuk. Suriye’de Esed diktasına karşı 2011’de halk ayaklanması olarak başlayan ve rejimin barışçıl gösterilere ağır silahlarla cevap vermesi sonrası savaş ortamına dönüşen 7 yıllık büyük kaosu ve Soçi’deki İdlib mutabakatıyla gelinen noktayı değerlendirdiğimiz söyleşide Bilgen, şu acı tesbiti yapıyor: “Aslında Suriye savaşının kaybedeni maşeri vicdandır, insanlığın bu anlamda dibe batmasıdır. İnsanlık Suriye'de dibe vurmuştur."

Uluslararası Af Örgütü, yıkılan şehirde saha araştırması yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, ABD öncülüğündeki işgalci koalisyon, hedef gözetmeyen patlayıcı silahlarla defalarca sivillerin yaşadığı bölgeleri vurdu. Koalisyonun kullandığı hassas bombalar dahi sivillere korkunç şekilde zarar verdi. Yüzlerce sivil katledildikten sonra DEAŞ savaşçılarının bölgeden ayrılmasına izin verildi.

Aslında halk rejimin silahlı güçlerine silahla karşılık vermedi. Bundan dolayı olayların ilk altı ayında karşılıklı silahlı çatışmalar değil sadece rejim güçleri tarafından gerçekleştirilen saldırılar oldu. Halkın tepkisi meydanlara çıkıp protesto gösterileri düzenlemekten ibaretti. Fakat rejimin ordusunu protesto eylemleri düzenleyenlere saldırmaya zorlaması üzerine bazı kişilerin orduyu terk etmeleri ve Özgür Suriye Ordusu adında bir karşıt güç oluşturmaları üzerine karşılıklı çatışmalar vuku buldu.

İşgal işbirlikçisi Esed rejimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Suriye'de gecikmeksizin ateşkes sağlanması kararı almasına karşın, Doğu Guta'da yine kimyasal silah kullandı. Duma hastanesi yetkilileri 16 sivilin zehirli gazdan etkilendiğini belirtti. Rejim güçlerinin, sabah saatlerinde Duma, Haresta, Şifoniyye ve Kefer Batna, Hammuriye, Sakba, Baeyt Sava ve Merc bölgelerine hava ve karadan düzenlediği saldırılarda ise 5 mazlum katledildi.

Iraklı Şii dini lideri Mukteda es-Sadr, DEAŞ sonrası siyasi sürece hazırlanan Bağdat’a kritik bir çağrıda bulundu. Sadr, İran destekli Haşdi Şabi milislerinin dağıtılarak silahlarına el konulmasını talep etti. Sünni Araplara intikam saldırıları düzenleyen paramiliter katiller, sivillere işkence ve yargısız infaz gibi savaş suçları işliyor. Bağdat yönetimi bu suçlara göz yumuyor.

Akdeniz'de bulunan ABD savaş gemilerinden, Humus'ta kimyasal silahların bulunduğu Esed rejiminin İdlib'de gerçekleştirdiği kimyasal katliamda kullanıldığı öne sürülen Şaryat Hava Üssü'ne 59 Tomahawk füzesi fırlatıldı.

Suriye'de insani yardım çalışmaları yürüten Ensar Çalışkan'ın sosyal paylaşım hesabından bildirdiğine göre, bugün İdlib'in Han Şeyhun bölgesinde Rusya ve Esed tarafından kimyasal silahlarla büyük bir katliam daha gerçekleştirildi. En az 30 mazlum, Sarin gazıyla katledildi.

Kuşatma altındaki Halep’e aylardır hedef gözetmeksizin bomba yağdıran rejim unsurları, İran’ın milisleri, Haşd-i Şa’bi, Hizbullah ve Rusya büyük katliamlara imza attı. Binlerce kadın, çoluk-çocuk aç-susuz bir şekilde ağır silahlarla bombardıman altında tutularak katledildi. Bu koalisyonun başlattığı son saldırı dalgasında denetimleri altında kalan bölgelerin çoğunu kaybeden muhalifler 6 mahallede, küçük bir alanda toplanmış durumdaydılar.
Makaleler
Hava Durumu