
"vahdeti" Arama Sonuçları

Vahdeti İttihat ve Terakki’ye karşı yüksek perdeden muhalefet sergilese de, ciddi bir meşrutiyet savunucusudur. Aynı zamanda dönemin popüler kavramlarından olan hürriyet, adalet, müsavat, uhuvvet, ittihad-ı İslam gibi kavramları sıkça ele almış, yorumlamıştır. Vahdeti’nin düşüncesinde meşruti idare eğer temin edilmek isteniyorsa, bu ancak hürriyetle mümkün olacaktır.

Bulunduğu grup veya cemaat içinde kendini ve kendi inancını ilgilendiren konularda görüşünü ifade edemeyen, görüşüne değer verilmeyen fert, sağlam bir kişilik ve karaktere sahip olamaz.

Böyle bir süreçte, zikrettiğimiz bunca yozlaşmanın ve Müslümanları sekülerleştirmenin müsebbibi olan laik bir iktidara destek uğruna Müslümanlarla vahdeti oluşturma çabalarını feda etmek sapması sürdürülürse, Rabbimizin huzurunda nasıl hesap verilecektir?

Kalemder - Cuma Vaazı; Müslümanların Vahdeti Mümkün; İşte Kanıtı - Faruk KÖSE

Hac; yeryüzünün her köşesinde yaşayan Müslümanları bir ittifak anlayışına ulaştırarak, toplumsal bütünleşme ve kaynaşmayı sağlayan, İslâm şeriatı nizamını yaygınlaştıran, Müminleri ümmetleştiren ve böylece insanlar arasındaki farklılıklarla birlikte Allah’a (cc) teslim olanların vahdetin esasını oluşturdukları bir ibadettir.

Bu birlikteliğin oluşmasına engel olan bana göre iki önemli konu bulunmaktadır. Birincisi bilgi kaynaklarına bakış, ikincisi nefsi hastalıklardır.

Kudüs Yüksek İslam Heyeti Başkanı ve Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için ilk başta Müslümanların bir olması gerektiğini belirterek, “Aramızdaki vahdeti tesis ederek güçlü olmamız lazım” dedi.

Bugün dünyaya İslam değil “isyan” egemense, bunun sebebi, öyle sanıldığı gibi kâfirlerin, İslam düşmanlarının güçlü oluşu değil, müslümanların parçalanmışlığıdır. O yüzden “İslam’ın egemenliği için Ümmet’in birliği şarttır.” Zira farklı meşrepler/gruplar çatısı altında “ayrı” olununca, “müslümanlar arası dayanışma” mümkün olmuyor. Haliyle, bütün müslümanların “kardeş” olduğu, “tek bir millet olan küfür” karşısında “yekvücut bir ümmet” olarak mücadeleye durmak gerektiği hakikati idrak edilemiyor.

Sudan Alimler Heyeti Başkanı Profesör Muhammed Osman Salih, şer odakların Suriye krizi üzerinden çıkarmak mezhep fitnesi planını alt üst edecek bir fetva yayınladı. Şeyh Muhammed Osman, fetvasında ümmetin asıl düşmanının Siyonistler olduğunu ifade ederek, Şia ve Ehli sünnet mezhepleri arasında vahdetin farz olduğunun altını çizdi.

Fadlallah kimliği mücadelesi ve vahdeti önceleyen istikametiyle mezhebi bağnazlıktan uzak bir şahsiyet olarak ümmete, bir mezhep sahibi olmanın illa ihtilafı ve çatışmayı körüklemesi gerekmediği mesajını veriyordu. O hayalci ideallerin peşinde koşmayan, ayrıntıyı didiklemeyen gerçekçi mücadeleci yiğit bir Müslümandı.

Bir kere biz sömürge olmaya müsait hale gelmişiz, kendi içimizdeki yozlaşmayla. Kur'an'dan ve Allah'ın Rasulü'nden uzaklaşmışız. Kur'an'ı terkedilmiş bırakmışız. Dolayısıyla kendi ürettiklerimizi esas almışız. Herkes de sonradan üretilmiş akidelerin ve değerlerin etrafında toplanınca, din parçalanınca, ümmet de parçalanmış. Vahdet ve tevhid aynı kökten kavramlar. Tevhid akidesinde bütünleşmeden ümmetin vahdetinin teşekkül etmesi mümkün değil. O halde yapılması gereken şey, insanların tarihsel süreç içerisinde üretilen iplerden soyutlanıp Allah'ın ipine topluca sarılmaya doğru yönelmesi gerekiyor."

"Bir kere biz sömürge olmaya müsait hale gelmişiz, kendi içimizdeki yozlaşmayla. Kur'an'dan ve Allah'ın Rasulü'nden uzaklaşmışız. Kur'an'ı terkedilmiş bırakmışız. Dolayısıyla kendi ürettiklerimizi esas almışız. Herkes de sonradan üretilmiş akidelerin ve değerlerin etrafında toplanınca, din parçalanınca, ümmet de parçalanmış. Vahdet ve tevhid aynı kökten kavramlar. Tevhid akidesinde bütünleşmeden ümmetin vahdetinin teşekkül etmesi mümkün değil. O halde yapılması gereken şey, insanların tarihsel süreç içerisinde üretilen iplerden soyutlanıp Allah'ın ipine topluca sarılmaya doğru yönelmesi gerekiyor."
Makaleler
Hava Durumu