
"Dileri" Arama Sonuçları

Avrupa'da neşet eden ulus-devlet anlayışı, zamanla dünyanın geri kalanına yayılmış, teker teker bütün toplumlar bu yola bile isteye girmişlerdir. Çünkü uluslararası düzende bir devlet olarak kabul edilebilmek için başta BM'nin onayından geçmek, bunun için de ön şart olarak, bir ulusa dayanmak, laiklik ve demokrasiyi kabul etmek, insan hakları, eşitlik, uluslararası hukukun üstünlüğünü kabul etmek gibi ‘amentü’ye katılmak gerekmektedir. Yola çıkan veya çıkmayı düşünen her toplumun önderleri ya bunun farkında olarak işe başlamakta ya da bir şekilde kendilerine öğretilmektedir.

Gazze cihadı bütün dünyayı silkeledi. Herkes, alması gereken mesajla yüz yüze getirildi. Müslümanlar olarak Hamas’ın kendileriyle savaşmayan insanlara saldırmama, Allah'ın ve Rasûlünün belirlediği hududu çiğnememe ilkesine sadık kalmaları son derece takdire şayan bir savaş ahlakıdır.

İşgalci Suudi hanedanının Kâbe maketine saygısızlık etmesinin, İsrail askerinin Gazze’de (daha önce ABD askerlerinin Irak’ta) Kur’an üzerine bevletmelerinden hiçbir farkı bulunmamaktadır. “Hatta Suudilerinki daha da büyük…” de demiyorum çünkü Suudi yönetimindeki zevatla İsrail yönetimindekiler arasında kayda değer bir fark görmemekteyim.

İngiliz yazar Petronella Wyatt, feminist hareketin kendisi ile birlikte tüm bir nesli hayal kırıklığına uğrattığını ifade ederek, feminist kadınların bir noktada kendilerini yalnız bulduğuna dikkati çekiyor.

İnsanoğlu Allah’a inanıp güvendiğinde kafir toplumun yaptıkları, güç ve kuvvetleri Allah’ın yardımı ile eksilecektir. Bu Allah’ın sünneti ve inananlara vadidir. Allah’a karşı büyüklük taslayan kafirler, güçlerinin eksileceğini düşünmemişlerdir…

Allah’ın kendilerine güç kuvvet verip en güzel biçimde yarattığı halde esfeli safilinde olmayı tercih edenlerin vay haline… Ve selam olsun salih amelleriyle bu dünya ve ahirette alınlarının akıyla duran mücahitlere…

Bugün için “ümmet” sözcüğü, seküler kesimlerce, kullanımı Müslümanlara terk edilmiş, onlar lehine kendilerinin kullanım hakkından feragat ettikleri bir şekle bürünmüştür. Zira seküler dünya, ümmet yerine “ulus”u doğurmuştur! En az ümmet kadar dini /Kur’ani bir kavram olan “millet”i kullanmakta hiçbir beis görmezken, bu dünya, ümmeti kullanmaktan özenle kaçınmaktadır. Bunda da, ümmet kavramının halifelik yönetimiyle olan yakın alakasından kaynaklanan tabir caizse bir kuyruk “kuyruk acısı” söz konusudur.

Dünyada kendilerini temsil edecek bir devleti olmayan en büyük kitle Müslümanlardır I Şükrü Hüseyinoğlu

Şapkayı önümüze koyup gerçekten bir muhasebe yapmak şarttır. Cumhuriyet tarihinden bu yana bu toplumda kendilerini İslâm’a nispet eden sözüm ona Müslümanlar kadına hiç bir şey veremedi. Toplumu yetiştiren kadınlar cahil bırakıldı, yetmedi bir de Allah’ın verdiği haklar, fetvalarla elinden alındı.

Kendilerine davet edenlerin davetlerini kabul etmeyiniz. Allah ve Resulüne çağıranlardan olduğunuz gibi başkalarını da Allah ve Resulüne çağırır gördüğünüz takdirde dinleyiniz.

Önce biz Müslümanların selamımız olan "Selamun aleykum"u İbranice "şalom"a bağlayıp "Yahudilerin selamı" ilan ediyorlar, ardında da bu selamın Türkçesinin "merhaba" olduğunu söylüyorlar. Ardından prof. olan bir bomba daha patlatıyor ve Ramazan Bayramı'nın asıl adının "Şeker Bayramı" olduğunu söylüyor.

Samimiyetle söylüyorum ki eğer bize ‘‘İslami kuruluşlar’’ diye lanse edilen yapıların yöneticileri kendilerini kutsallıktan azade kılıp aradan çekilebilmeyi göze alıp da bu halden kurtulmaya azcık da olsa gayret etseler, bu topraklarda yaşayan Müslüman kardeşler çok daha rahat bir istişare ile “Tevhidde vahdet, vahdette uhuvvet, uhuvvette devleti oluşturabilirler.”

Yukarıda da belirttiğimiz gibi futbolizmin “haccı” niteliğine haiz bu organizasyon sona erdiğinde, kendilerini İslam dâvâsına nispet ettikleri halde, futbolizm ve din kavramı konusunda futbolizmin “baş rahibi” konumundaki FIFA Başkanı kadar dahi bir kavrayış düzeyine sahip olmayanlara, kendilerine takdim edilen “futbolizm üstü hadis” paketine fit olmalarının utancı kalacak.

Siyonist işgalci Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınına tepki amacıyla Gazze’de çok sayıda Filistinli, gösteri düzenledi. “Aksa, İslam ümmetinin şerefi ve inancıdır”, “Kollarımızı kesseler de Aksa’nın bayrağı yere düşmez” yazılı pankartlar açıldı, Yahudilerin en büyük baskın dalgasına hazırlandıkları vurgulandı.

Coronavirüs bahanesiyle Çin tarafından Doğu Türkistan'da uygulanan sokağa çıkma yasağı ile halkın açlıktan ölüme terk edilmesini protesto eden Uygurlar, İslam dünyasına seslenerek kendilerine sahip çıkılması çağrısında bulundu.

İnsanlar, özellikle Allah’ın elçilerini kendilerinden farklı görmeye meyilli olmalarına rağmen Allah insanlara hep kendileri gibi birini elçi olarak göndermeyi, terk etmediği bir sünnet (âdet) olarak benimsemiştir.

Siyonist işgal mahkemesi, Yahudi yerleşimcilerin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa'nın avlusuna düzenledikleri baskınlar sırasında "yüksek sesle ibadet etmeleri" ve "bazı ritüelleri gerçekleştirmelerine" izin verilmesi yönünde karar verdi. Kısa sürenin ardından İsrail hükümeti Yahudi yerleşimcilere Mescid-i Aksa'nın avlusunda Talmud ritüellerini yerine getirmelerine izin veren kararın yeniden temyize götürüleceğini duyurdu.

Genç Müslümanlar akıllı olunuz, düşününüz, okuyunuz ve yaşayınız öğrendiğiniz İslâmi doğruları.. Evet, yaşayınız ki sizlerde teşekkül edecek pırıl pırıl İslâmi kişilik çevrenizde örnek olsun ve insanların Allah’ın dinine tehalükü daha da artsın ve sizleri güzelleştiren İslam’ın kendilerini de güzelleştireceği düşüncesi yayılsın insanlar arasında, imrenenler artsın müslüman olmaya.

Siyonist işgal polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi. Baskında 152 Filistinli yaralanırken, polis, kauçuk kaplı mermi ve ses bombası kullandı. Kıble Mescidi'ne yönelen İsrail polisi zor kullanarak mescidin içine girdi. Öte yandan Yahudilerin, Pesah (Hamursuz) adı verdikleri bayramı kutlamak üzere 8 gün boyunca Aksa'da kutlama yapacakları bildirildi.

Oy hesabıyla panelde övgü ve sitayişle bahsettikleri Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın, parti kurucularını ve onun açtığı bâtıl yolda yürüyen kendilerini açık şekilde tağut olarak tavsif ettiklerini bilmiyorlar tabi. Gerçi bilseler de, bilmezden gelip, oy hesabıyla onun adını istismar etmekten geri durmazlardı.
Makaleler
Hava Durumu