
"Kaplan" Arama Sonuçları

Yaşar Kaplan yönetimindeki Aylık Dergi tarafından 1985 yılında hazırlanan Ehl-i Sünnet özel sayısı kapsamında Ercümend Özkan ile yapılan söyleşi.

Yaşar Kaplan yönetimindeki Aylık Dergi tarafından hazırlanan Ehl-i Sünnet özel sayısı kapsamında, 1985 yılında Ercümend Özkan'la yapılıp yayınlanan söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz:

12 Ekim 2004´den beri cezaevinde bulunan Metin Kaplan, yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle tahliye edildi.

Şöyle bir şeyi toplumun zihnine zerketmeye çalışıyorlar: “Laiklik, FETÖvârî bütün örgütlenmelerin yegâne sigortasıdır. Cemaat, tarikat mensuplarını devlete, bürokrasiye sokmamak lazım. Yoksa bunlar devleti ele geçiriyorlar!”

Yazar Yusuf Kaplan, asıl tehlikenin paralel devlet değil, paralel din anlayışı olduğunu savunarak paralel devletin de paralel dinin bir sonucu olduğunu ifade ediyor

Atasoy Müftüoğlu, yeni kitabı 'Putlarını Kıramayan Kabileler'de başta ırkçılık, mezhepçilik, cemaatçilik, vatancılık, bayrakçılık gibi kavramlar olmak üzere, İslâm toplumlarını esir almış putları ele alıyor. İsmail Kaplan yazdı.

Dünyanın dört bir yanındaki muhalif Özbeklere yönelik suikastların sır perdesi aralandı. İsveç’te Özbek alim Abid Nazar’ı vuran Rus tetikçi Yuri Jukovski, Özbek suikastlarını gerçekleştiren timin başında ‘Tigran Kaplanov’ kod adlı Ümid Aminov’un bulunduğunu itiraf etti. Türkiye’ye gelmeyi planlayan 15 kişilik suikast timi deşifre oldu

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, toplumu tanımanın medyadan geçtiğini belirtti ve Türkiye medyasına eleştirilerde bulundu.Yabancılaştırıcı, yozlaştırıcı ve sığlaştırıcı sömürge kafalı bir medya rejiminin hakim olduğunu ifaden eden Kaplan, çatışmaya değil konuşmaya dayalı bir medya olması gerektiğini yazdı.

Yenişafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan bugünkü yazısında Paris'teki saldırıyı kaleme alırken çarpıcı yorumlarda bulundu... İşte Yusuf Kaplan'ın "İslâm’la postmodern savaş süreci Avrupa’da..." başlıklı o yazısı:

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, bugünkü yazısında 28 Şubat günlerine ait ilginç bir enstantane aktardı.

Faiz, kapitalizm açısından tıpkı emek, servetin biriktirilmesi gibi en kritik konulardan biridir. Faizle iş yapmak konusundaki hassasiyetin örselenmesi ile Anadolu kaplanlarının önünün açılması, piyasada artık varlık göstermeleri arasında neredeyse doğrudan ilişki var. En azından son dönemde yaşanan tecrübe açısından bu sonuca varabiliriz. Piyasa şartları gerekçe gösterilerek başlayan argümanlar sadece faizi sorgulamayı bir tarafa bıraktırmakla kalmıyor; artık bu tür kurumların her tür ilanları, sponsorlukları da sorgulanmaz hale geliyor.

Bütün değerlerin izafileştirilmesi, çözülmesi, değersizleştirilmesi; değersizliğin yegâne değer katına yükseltilmesi; sonuçta bütün 'dillerin' 'liberal dile' ve söyleme dönüştürülerek bitirilmesi...

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ''üniversitelerde süren başörtüsü tartışmalarına son verme'' gerekçesiyle kanun teklifi verdi. Teklif, ''üniversitelerde kılık kıyafet serbestliğini ve farklı düşüncelere baskı yapılamayacağını'' öngörüyor.

İslâmcılık, muhafazakârlık, dindarlık, vb. yeni mefhumlar üretmek ve tüketmek yerine, Müslüman kavramının azametini Müslümanlara anlatmanın, neden sosyolojik bir kategorinin ötesine işaret ettiğini göstermenin, bizlere emanet edilmiş bu kıymetli ismin arkasında barındırdığı ontoloji, epistemoloji ve aksiyolojiyi idrak edip tavzih etmenin gerekli olduğu kanaatindeyim.

Ali Bulaç, sanırım kırka yakın kitabı, 1980’lerden beri, yayınlanan her dergiye verdiği sayısız makaleleri, röportajları ve gazete yazıları ile belki de Türkiye'nin en çok yazan yazarıdır. Onun birikimini küçümsemem mümkün değil. İslam'a olduğu gibi batı düşüncesine de vakıftır. Fakat bilgi birikimi ile ‘Müslüman ilim adamı’ duruş ve tavrı farklı şeylerdir. Bu iki güzellik herkeste -maalesef- bir araya gelemiyor. Ali Bulaç birikimleriyle beraber nerede durmaktadır? Safı neresidir?

İslâm'ın Bizanslaştırılması, İslâm'ın protestanlaştırılarak / sekülerleştirilerek fosilleştirilmesi; böylelikle küresel sistemin önündeki engelin etkisiz hâle getirilmesi, demektir. İşte Yusuf Kaplan'ın "İslamın Bizanslaştırılması" üzerinden yaptığı değerlendirme...

Tekirdağ'da F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Metin Kaplan'a cezaevinde insanlık dışı zulümler ve baskılar uygulandığı ortaya çıktı.

Yusuf Kaplan: Din, Mekke'de hayat buldu, bir insan tipi yetiştirdi ve Müslümanca bir duyuş, duruş, düşünüş, varoluş ve yaşayış dil'i kurdu. Din, Medine'de ise hayat oldu; hayatın kendisi oldu; dolayısıyla bir üst-dil kurdu: Hayata ayna tutacak ve hayatın aynası olacak bir üst-dil üretti.
Makaleler
Hava Durumu