
"Ki:" Arama Sonuçları

"İbrahim'de ve onun beraberinde bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar toplumlarına demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan beriyiz..."

"İbrahim'de ve onun beraberinde bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar toplumlarına demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan beriyiz..."

"İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan beriyiz..." (Mümtehine, 4. âyet)

Vahyin, ilmin, âlimin, okumanın ve yaratılış gayesinin önemini doğru anlamak istiyorsak Kur’an’a kulak vermek zorundayız. “(Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

Rufi Tiryaki, tam anlamıyla bir “kitap okuru”. Kitap sevgisi, kitaplarla kurduğu sıkı ilişki ve okuduğu kitap sayısı dillere destan. Binlerce kitabın yer aldığı ve bir dekorasyon nesnesi değil, okunan, altı çizilen kitaplarla dolu kütüphanesiyle, Anadolu’daki bir kitap dostu. Rufi Bey’le kitaba dair konuştuk. Kitap okumaya olan ilgisinin nasıl başladığını, kitaplarla irtibatının biçim ve yoğunluğunu, kütüphanesini, hatıralarını konuştuk.

“İnsanların hepsi Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler müstekbirlere diyecek ki: ‘şüphesiz bizler sizlere uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun Allah’ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?’ “ (İbrahim: 21)

Bakara suresinin 97. ayeti ele alalım: "De ki: “Her kim Cebrail’e düşman ise, bilsin ki o, Allah’ın izni ile Kur’an’ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü’minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir." Görüldüğü üzere bu ayette geçen "...senin kalbine..." ifadesinden "De ki..." ifadesinden sonra gelen cümlelerin bizatihi Allah'ın sözleri olduğu yani Allah’ın, resulüne ne söyletmek istiyorsa onları vahyettiği açıktır.

Dedim ki: "-Yavrumuza sakın üç harfliler değil de, on, yedi ve altı harfliler musallat olmuş olmasın." "-Nasıl yani?" dedi. "-On harfli "bilgisayar ve televizyon", yedi harfli "telefon" ve altı harfli "tablet". Yavrumuz okul haricinde bunlarla ne kadar meşgul oluyor?"

Rezil Charlie Hebdo dergisinin yine küstahça bir kapakla yeni bir provokasyon yaptığı açıkça görülürken, derginin bu provokasyonla olayın daha da büyümesini isteği anlaşılırken; Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktaki amacın ne Cumhuriyet Gazetesi?

Melih Arat'tan "Beşinci Boyut" dizisine tepki: Dizi bölümünde kimsesiz, beş yaşında bir çocuk, varlıklı bir ailenin himayesine girer. Çocuk şeytandır ve ailede fitne ve fesat çıkarır. Bölümün mesajı, fitne, fesat, haset ve kıskançlıktan uzak durmanın önemidir. Bu arada bölüm bize, 5 yaşındaki bir çocuğun şeytan olabileceğini de öğretir. Çevredeki tüm beş yaşındaki çocuklara bakıyorum, bunlardan birinin içine şeytan girmiş olabilir mi diye.

Hep kuralına uygun geliyor ölümler; doklarda, silikozise batmış atölyelerde, gökdelenlerin naylon çadırlardan ibaret şantiyelerinde. Haber değeri olmuyor artık tek tek ölümlerin. Kuralına uygun çalışıyor ajanslar; yüzlerimizde, ölümün soğuk suretini taşıyarak topluca düşebiliyoruz ancak manşetlere.

Hava Kuvvetleri Komutanı Mehmet Erten’e başarı madalyası verilmesi Uludereli mağdur ailelerin de tepkisine neden oldu

Azerbaycan'da tutsak edilen hicaba özgürlük mücadelesi liderlerinden Abgül Süleymanoğlu'nun 6 yaşındaki küçük oğlu Muhammed Cevad diyor ki:

Enver Evlaki: Arap Yarımadasındaki yöneticiler, özellikle Suud ailesi, İslam’a karşı savaşta merkezi bir rol(görev) üstlenmektedirler. Günümüzün Suud’u dünün Abdullah bin Ubeyidir. Onlar ikiyüzlülükte (münafıklıkta) kemale ermişlerdir ve İslam adına İslam’a karşı savaşmaktadırlar. Onlar kuzu postuna bürünmüş kurtturlar.

Kur'an Nesli Kültür Merkezi'nde "Zikr" kavramını anlatan Şükrü Hüseyinoğlu: Kur’an’ın anlam dünyasında zikr, hayatın ölçüsü ve istikametidir. Bir Müslümanın hayatı zikr üzere olmalıdır. Rabbimizin “De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümün alemlerin Rabbi Allah içindir” öğretisi Müslümanın hayatı nasıl anlamlandırması gerektiğini açıkça beyan etmektedir. İşte zikr, bu ayette ifade edilen hayat tasavvurunun adıdır.

Haksöz, 20. Yaşına girdiği Nisan sayısında diyor ki: "Sözümüzü ne büktük, ne incelttik, kalemimize asla peruk takmadık!"

Camilere asılan ideolojik mahyaların içeriklerinde bir sorun görmediklerini açıklayan Diyanet yetkililerine İLKAV Başkanı Mehmet Pamak'tan tepki: “Ya Hakkı söyleyin ya da susun”

De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem...

Türkiye'de başötüsü sorunu olmadığı önkabulünden hareketle bir "ilkokul müsameresi" tertipleyen cahiliye medyasının amiral gemisi Hürriyet'in soytarı yazarına Sakarya'dan anlamlı tepki: Reinaya değil kampüse bekleriz!

Görüldüğü gibi bugünün cahiliye mensupları yeni bir şey söylemiyorlar. Mekkeli müşriklerin söylediklerini, Allah'ın dinini sulandırma/bulandırma yönündeki taleplerini yineliyorlar. Biz de kendilerine diyoruz ki: Mekkeli müşriklerden farklı, yeni bir şey söyleyin!
Makaleler
Hava Durumu