
"Nefis" Arama Sonuçları

Her devirde güçlü ya da cılız olsun Allah’a karşı çıkmalar, O’nun emirlerini nefislerine uydurma tezahürleri görülmüştür. O’nu açıkça reddetmeye az rastlanmakla birlikte olmuştur. Lâkin Allah’a karşı çıkma daha çok O’nu bilen ve tanıyanlardan sâdır olmuştur. Kureyş’in de Allah’ı bildiğini, O’nu yücelediğini biliyoruz. Tamamen teorik düzeydeki bu yücelemenin hayatın gerçeklerinden uzak, hayattan uzak bir yüceleme olduğunu da görüyoruz.

Nebîlerin mücadele yöntemleriyle yeniden hayata dönebiliriz. Sadece kendi nefislerimiz için yaşamadığımızı, bütün insanlığa karşı -karınca kararınca- bir sorumluluğumuz olduğunu düşünmekle başlayabiliriz işimize…

Değişimin bir fazilet, bir izzet olduğu zamanlar nefislerimizdeki kötülükleri iyi olanlarla değiştirdiğimiz zamanlardır. Zaten müminlerin savaşı da bu uğurda olanıdır ve bir daha değişmemek üzere tevhidin gölgesine sığınmaktır.

Bu putlar öyle bir şey olmalı ki hâlâ yaşıyor, nefislerin hevasından kaynaklanıyor ve “isimlerinin” hâlâ bir anlam ifade ediyor olması ve tapınç nesnesi haline getirilmiş olması lazım. Hem de ne anlam ifade ediyor! Hem de ne tapınç! Bakın nasıl…

İnsanların bu karantina günlerini bir özeleştiri imkanına dönüştürmeleri ve nefislerini sorgulamaları gerektiğini söyleyebiliriz. Gündelik koşuşturmacanın, ekonomik kaygıların ve post-modern hayat tarzlarının müsaade etmediği sorgulamayı bugün yapabiliriz.

Elhamdüllah biz hala birilerinin ‘siz hala aynı yerde misiniz?’ dedikleri yerdeyiz ve hala ‘tağuta’ ‘tağut’ diyoruz. Bununla birlikte gerçek manada ve topyekûn bir değişimin ‘sistem içi mücadele metodu’ gibi batıl ve müfsid yollarla değil, Ra’d suresi 11 ile Nur Suresi’nin 55. ayetlerinde de belirtildiği üzere, öncelikle nefislerimizde olanı değiştirmek, adil manada şahitliğimizin gereğini hakkıyla yerine getirmek suretiyle ‘tabandan tavana doğru’ olması gerektiğini savunuyor ve hasbel kader bunun gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz.

“Ya Hakkı konuşacağız ya da susacağız” diyen Sabiha Ateş Alpat “ bu kadar nefis terbiyesinden uzak kalarak nefsi besleyen bizlerin maalesef temiz kalması mümkün değil. Nefislerimiz çok temiz diye mi sanal alemin sanal adamlarının iki kelimesine kanan kadınlarımız ve sanal kadınların iki kelimesine kanan erkeklerimiz var

Cumartesi sohbetlerinde bu hafta uzaklardan bir ismi ağırlıyoruz... Sitemiz yazarlarından Sabri Aydın, Almanya'dan interaktif bağlantı ile Venhar Kur'an Evi'nde olacak... Bizlerin de ilk defa yaşayacağı bu konferans deneyiminin konusu ise " Nefis Terbiyesi ve Temel Esasları" olacak... Hepinizi mutlaka bekliyoruz.

Öyleyse bugünlerimizi çok iyi değerlendirmeli, Allah’ın sözleri üzerine içtenlikle çaba sarf ederek yarınlarımızın endişesini hissetmeliyiz. Hicrete giden yoldaki engeller karşısında yarı yolda kalmamak için nefislerimizde olan hicreti bir an önce gerçekleştirmeliyiz. Unutmayalım, şahadete giden yolda bile ilk önce vaz geçmemiz istenen şey, sahip olduğumuz dünyalık kazançlarımızdır. Böylelikle gerçek manada kurtuluşa erebilir, mutlu olabiliriz.

"Düşmanla savaşmak şer’an farzdır. Ekonomik boyut bu farzın şekillerinden biridir. Cihad ayetleri beden ve nefis cihadını kapsadığı gibi mal ile olan cihadı da kapsıyor. Hz. Peygamber (s.a.s) zamanında da böyleydi."

Mü'min, yalnızca Allah'a olan sadakatini korumak, O'na kullukta kararlı olmakla yükümlüdür. Böyle yaptığı takdirde, korkması gereken hiçbir şey yoktur: Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir. (Maide Suresi, 105)
Makaleler
Hava Durumu