
"Siyaset" Arama Sonuçları

Kur’an bütünüyle hayatı Allah'a has kılmanın rehberi, kılavuzu, haritasıdır. Kur’an, kulların kullara kulluktan kurtulup, sadece tek Allah'a kul olmalarını istemektedir. Tek Allah'a kulluk, tek bir akide, tek bir tasavvur, tek ahlak, tek siyaset, tek iktisat, tek hukuk, tek hüküm demektir.

Eğer yeryüzünde gücü elinde bulunduranlar Allah’a (cc) ve Resülüne itiat etmez ve dini Yalnızca Allah’a (cc) has kılmazlar ise; siyasette, ekonomide, sanatta, askeri alanda…Yani hayatın her alanında çağın gerekliliğine değil, Çağlar ötesinden gelen İlahi vahye tabi olmadıkça; Yeryüzünde bu bozgun devam edecektir.

“Afrika’dan Asya’ya artık nice kavimlerin sporcularının da katıldıkları Olimpiyat Oyunlarında bir çekişme varsa da asıl çekişme Medeniyetlerin ispat edilmesi noktasındadır…”

Kayseri’de Suriyelilere yönelik başlatılan saldırıları yorumlarken “ama Suriyeliler de…” diye başlayan cümleler kurmak, oynanan şeytani oyunu küresel siyaset tablosunda, bulunması gereken yere koyamamakla ilgilidir.

Dünyanın ve Ortadoğu bölgesinin ‘makbul ülke’, ‘makbul vatandaş’ kriteri bellidir. Siyonizmin, boynuna tasma geçiremediği kişi, hareket ve ülkeler makbul sayılmamaktadır.

“Biz biliyoruz ki ne İslam siyasetten vazgeçebilir, ne de siyaset kendinde içkin herhangi bir dünya görüşü olmaksızın var olabilir. Zira her düzenleme faaliyeti ideolojik bir özellik taşır.”

İktibas Dergisi’nin 545. sayısı çıktı. Yeni sayının kapağında, Erdoğan, Reisi ve Heniyye’nin bulunduğu bir kompozisyon ile “Makbûl Ülke, Makbûl Siyaset!” manşeti yer alıyor.

“Siyaseti dinin dışında görmek” demek, siyasetle dinin –İslam’ın- arasını açmak, siyasete dini, dinin sahibi Allah’ı, Allah’ın Resulünü, dinin hükümlerini, dinin kabullerini, haram ve helallerini karıştırmamaktır.

Geçtiğimiz pazar günü İktibas’a konuk olan Dr. Zehra Betül Güney, Seyyid Kutub’un döneminin diğer İslamcılarından hangi yönleriyle ayrıldığını ele aldı. Ayrıca Vahiy İslamı ile liberallik, cahiliyye ve tekfircilik arasındaki farklara da değinen Güney, Seyyid Kutub’un din-siyaset bağlamındaki başarısını da değerlendirdi.

Kur'an'da siyaset var mıdır? - Ercümend Özkan (KISA VİDEO)

İktibas Dergisine konuk olan Kürşad Atalar, siyasetin ve seçimin özellikleri ile Müslümanların bu kavramların pratik durumları karşısındaki pozisyonunu tartıştı. Atalar yaklaşık iki saat süren konuşmasında, Türkiye’deki seçimleri anlamak için hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiğine ilişkin de görüşlerini paylaştı. Kürşad Atalar’ın konuşmasının kaydınız paylaşıyoruz:

Yaklaşan seçimler nedeniyle Türkiye’nin gündemi uzun bir süredir bu gündemin yüksek basıncı altında seyrederken, Müslümanlar açısından siyaset ve seçim gündeminin mahiyeti, İktibas Dergisi’nin Ankara’daki bürosunda tartışılacak.

İktibas Dergisi yazarlarının katıldığı ve yaklaşık iki saat süren program dün gece online olarak gerçekleştirildi. İktibas’ın Youtube kanalında canlı olarak yayınlanan programda başta ramazan ve deprem konusu olmak üzere, bunların siyasetle ilişkileri ve seçim konusu da ele alındı.

İktibas Dergisi YouTube kanalında 11 Nisan Salı gecesi düzenlenecek programda, Ramazan ayı başta olmak üzere, deprem ve sonrası, ayrıca siyasete ilişkin görüşlerini paylaşmak üzere dergimiz yazarları bir araya geliyor.

Kudüs’e her gelişimde dikkatimi çeken bir husus var: Yahudilere ait (olduğu iddia edilen) kabirler yıldırım hızıyla çoğalıyor. Şehir surlarının özellikle güney ve doğu yakasında, pıtrak gibi kabristan inşa ediliyor. Üçerli-beşerli sıralar halinde, toprağa uzatılmış yatan ağır mermer ve krem rengi taş bloklar…

Afganistan’daki Taliban yönetiminin resmi sözcüsü Muhammed Naim, Afganistan İslam Emirliği’nin siyaset planında, İsrail işgal rejimini tanımanın ve onunla ilişki içine girmenin yer almadığını söyledi.

Müslümanlar siyaset sahnesinde yoksa, bu bütün İslam ümmetinin -bir ferdi bile kalmamacasına- helak olduğu ya da İslam ümmetinin dünyanın bir yerine zindanlara tıkıldığı, hareket imkanlarının tamamen ellerinden alındığı gibi varsayımlarla izah edilebilir ancak. Bunun dışında Müslümanın siyasete bigane kalmasının izahı yoktur.

Mısır’da darbeci yönetim tarafından ‘terörist oluşum’ kabul edilen Müslüman Kardeşler adına bugün Reuters’e röportaj veren İbrahim Munir, “Mısır’da güç için herhangi bir biçimde mücadeleyi reddediyoruz” dedi.

Yazar Murat Kurtuldu, 28 Şubat sonrasında “muhafazakarlığın” üç ana noktada siyaset dilini inşa etmeye çalıştığını belirterek, iktidarın paylaşımını, gücün paylaşımını ve zenginliğin paylaşımını esas alarak uzlaşmacı bir yol izlediğini anlattı.

Meselenin bu çıkmaza gelmesinin tesâdüfî olduğunu düşünmüyorum. Bunun kasten yapıldığını, fâilinin ise Angloamerikan dünyâ olduğunu düşünüyorum. Anlayabildiğim kadarıyla bu blok, temeldeki hedefi olan Çin ile hesaplaşmasını abluka siyâsetleriyle sınırlandırmış durumda. Çin’in kapanması da buna elverişli bir ortamı doğurmuş görünüyor.
Makaleler
Hava Durumu