
"adan" Arama Sonuçları

ABD Adana Konsolosluğu önünde haykırıldı: Çağın Firavun'u ABD'yi İslam beldelerinden söküp atacağız...

Bu ayette müminlere duâ adabı öğretilmektedir. Allah’ın öğrettiği birinci adap kul olarak O’na duâ etmemizin zaruretidir. Ayet “üd’û rabbekum” diye başlamaktadır. “De ki, duânız olmasa Rabbim size ne diye değer versin ki!” (Furkan, 77) ayeti de bu zarurete işaret buyurmaktadır. Allah’a duâ etmek kulluğun gereğidir. Duâdan kaçınmak ya cehaletten ya da tekebbürden kaynaklanır ki, her iki halde de tevhide aykırıdır.

İmran’ın karısı bize şunları öğretiyor; birincisi, alemlere üstün kılınan bir ailenin temsil ettiği izzet ve şeref bayrağını ilerilere taşımak. Yani davayı yere düşürmemek için evladını Allah’a adamak/kurban etmek. İkincisi, İmran’ın karısının aileden ve atalarından devraldığı iman, sadakat, teslimiyet ve kulluk bilinci. Üçüncü şık belki çok daha önemli, çünkü çocuğunuzu teslim edeceğiniz kişi veya kurum Zekeriyya (as) gibi güvenilir olması.

İktibas Dergisi’nde Cumartesi günü katıldığı programda Durmuş, harf devriminden bugüne uzanan süreçte, Osmanlıdan gelen ve İslam’dan kök alan dilin, değiştirilen kelimelerle ortadan kaldırılmak istendiğini vurguladı.

Türkiye'deki Kur'ani/Tevhidi bilinçlenme sürecinin öncülerinden Ercümend Özkan ağabey, 24 Ocak 1995'te İslami çalışmalar için gittiği Adana'da kalp krizi geçirerek vefat etmişti. Kısacası nasıl yaşamışsa öyle de vefat etmişti, Allah yolunda koştururken. Rabbimiz ona rahmet etsin, şahitliğini makbul kılsın.

Oysa biz Müslümanlara bu yarışı sonlandırmamız ve yaradan Rabbe kulluk yarışı emredilmişti. Biz yaradan, tek olan Rabbin rızası için mi yarışıyoruz yoksa şeytanın güzel gösterdikleri için mi? Oysa okuduğumuz kitap bize yarışacağımız bir yol sunmuştu, takvada yarışın diyordu. Biz takvayı mı yanlış anladık acaba!

Onları tutan oruç, Allah yolunda yılmadan mücadele ve mücahedeye sevk eden oruç, bizi de tutar mı, ne zaman tutar!? Birileri, sair müslüman beldesi için oruç, imsak, iftar vakti iken Gazzeli kardeşlerimiz için mahza ‘iftihar’ vakti!..

Meydanlarda Filistin davası ile ilgili samimiyetlerinin sorgulanmasına köpürenler, “İsrail’le ticaret Filistin’e ihanet” yazılı sıradan bir pankartın ekranlara yansımasını hazmedemiyorlar. Peki karanlıklarda bile söylenmesinden korkulan bu hakikatin, mahşerde gün gibi ortaya çıkacağını da mı bilmiyorlar?

Şimdilerde Gazze’de yaşananlar, toplumda yazarlığı veya hatipliği ile bilinen ve iktidara geçmişte çokça destek veren birçok ismin şaşırma taklidi yapmasına veya beklenti yönetiminde kötü sınavlar vermesine neden oluyor… Önemli olan, sistemin tenceresinde kaynamadan çok önceleri bunu fark edebilmek ve hatta mümkünse o tencereye hiç girmemektir.

Filistin Enformasyon Merkezi muhabirlerinin verdiği bilgilere göre işgal güçleri havadan savaş uçaklarıyla ve karadan toplarla muhtelif bölgelere yönelik saldırılar gerçekleştirdiler. Bu saldırılarında meskun evleri, sığınma yerlerini, tesisleri ve caddeleri hedef alarak yine katliamlar yaptılar.

Filistin Enformasyon Merkezi muhabirlerinin verdiği bilgilere göre işgal güçleri havadan savaş uçaklarıyla ve karadan toplarla muhtelif bölgelere yönelik saldırılar gerçekleştirdiler. Bu saldırılarında meskun evleri, sığınma yerlerini, tesisleri ve caddeleri hedef alarak yine katliamlar yaptılar.

Rejim ellerini ovuşturuyor. İşlerini yürüten, değirmenine su götürenlerin muazzam sadakati ve hizmetleri onu daha da muhkemleştiriyor. Ona olan bağlılık en tepeden tabana yayıldıkça, İslami mücadelenin işi daha bir zorlaşıyor.

Çıkılan bu dünya yolculuğunda, kulluk serüvenimizde yolculuğun ve kulluğun hakkını verebilmek, akabinde tarafımıza yöneltilecek tüm ahvalimizi ortaya serecek suallerin doğru cevaplarını burada iken hazır edebilmektir.

Cumhuriyetin fabrika ayarları, Çankaya’daki rakı sofralarında belirlendi ve oradan tüm topluma dayatılmaya çalışıldı. Cumhuriyet, İslam’a ve değerlerine açık bir cephe alınarak ve aleyhte propaganda ve kampanyalar eşliğinde, tam bir irtidat havası içinde ilan edildi ve baştan itibaren redd-i miras anlayışı gereği “kamusal alanda” İslam’a dair ne varsa üzerine gidildi, ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Yusuf S. Kamadan, siyonist işgal rejiminin Filistin'in kültürel mirasına nasıl tecavüz ettiğini inceliyor. Bu inceleme, siyonist rejimle Kemalist rejim arasındaki bir benzerliği de ibretlik şekilde ortaya koyan bir içeriğe sahip.

Hangi dilden, hangi ırktan, hangi renkten, hangi yaştan, hangi meslekten ve hangi ülkeden olursa olsun aynı inanca sahip insanları aynı şemsiye altında; ayırımları, makamları, diplomaları ortadan kaldırarak aynı hedef doğrultusunda bir araya getirebilen ibadettir hacc.

Yıllar bu şekilde geçip giderken sırat-ı müstakim olan yolumuzun üzerine hem küresel şeytanlar hem de yerel işbirlikçileri demokrat, liberal ve muhafazakâr müslüman adı altında revize edilmiş yeni bir tuzak kurdular. Müslümanların birçoğu sanki Kur’an’ı ve siyer-i nebiyi hiç okumamışlar gibi Lokman suresi otuz üçüncü ayete muhatap olmaktan kurtulamadılar. Yani aldatıcılar Allah’ın adını kullanarak müslümanları aldatmıştı.

Fatih Pala, yazar Ali Kaçar'ın son çıkan "İslami Mücadele ve Adanmışlık" kitabını sizler için değerlendirdi.

Kurban, Rabb'imize adanmışlığımızın ve teslimiyetimizin bir nişanesi... Bayram ise paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel yönlerini soluduğumuz mübârek günler. Rabb`imize adanmışlığımızın bir nişanesi olması duası ile Kurban Bayramınızın mübârek olmasını diliyoruz.

Müslüman Kur'an ahlakıyla inşa olur. Bu ahlak önce kendinden başlayan ve sonra en yakınını inzar etmeyle devam eden bir ahlaktır. Topu taca atmadan “ama, lakin...” demeden ertelemeden hemen şimdi değişime başlamaktır... Herkes bir seçim yapıyor muhakkak. Peki bizler, kendini İslam’a nispet etmişler şimdiye kadar nasıl bir seçim yaptık ve bundan sonrası için seçimimiz nedir?
Makaleler
Hava Durumu