
"rkla" Arama Sonuçları

Geçtiğimiz pazar günü İktibas’a konuk olan Dr. Zehra Betül Güney, Seyyid Kutub’un döneminin diğer İslamcılarından hangi yönleriyle ayrıldığını ele aldı. Ayrıca Vahiy İslamı ile liberallik, cahiliyye ve tekfircilik arasındaki farklara da değinen Güney, Seyyid Kutub’un din-siyaset bağlamındaki başarısını da değerlendirdi.

Kerkük yine gündemde. Lakin İslam kardeşliği ile değil, Türkmenlik, Kürtlük, Araplık tartışmasıyla maalesef. "Kerkük bir İslam şehridir" denilse anında bitecek olan bir tartışma, ortaya ırklar ve ırkçılıklar girince uzayıp gidiyor, çatışma sebebi oluyor. Peki Kerkük'ün dili olsaydı bu tartışmalara dair ne derdi?

Siyonist işgal rejimi, Filistinlilerin mezarlıklardaki kemikleri üzerine tatil köyleri, araç parkları kurdu. Aynı şekilde (Filistin halkına yönelik yaptığı katliam ve etnik temizlik üzerine) varoluş hikayesiyle sahte demokratik yapısının hikayesini inşa etti.

Ben bu tanımlamada, vicdan ile akıl kavramlarının birbirinden farklı anlamı haiz olduklarını belirttim fakat bunu düalist bir perspektif üzerinden yapmadım. Çünkü iki kavram da aynı noktaya ulaşma gayesini taşırlar, şu farkla ki; biri diğeri üzerinde denetim etkisine sahiptir. Karşı taraf ise söz konusu kavramların iç içe geçmiş, yani aynı anlama gelen ve birbirini tamamlayan mefhumlar olduğunu savundu. Ve bana “conscientia” (bu kavram etimolojik olarak latince kökenli olup genelde vicdan, bilinç olarak çevirilir) kavramı üzerine düşünmemi ve bu bağlamda Spinoza’nın, “Aklın Islahı” kitabını incelememi tavsiye etti.

Rasulullah (a.s.) ve beraberindeki ilk neslin çilelerle dolu mücadelesiyle zail kılınmış olan cahiliye inanış ve anlayışlarının bir kısmı, İslami yönetimin saltanata dönüştürüldüğü, muvahhid ve muttaki yöneticilerin yerini fasık ve zalim yöneticilere bıraktığı bu ortamda yeniden neşvü nema bulmaya, toplumda kendilerine yeniden zemin kazanmaya başladı. İslam inkılabıyla yıkılmış olan Arabistan cahiliyesindeki biçimleriyle şöyle bir farkla ki, İslam’a ait inanış ve pratikler kisvesine büründürülmüş olarak…

Kapitalizmin çarkları daha fazla zenginlik için dönmeye devam ediyor! 2016 yılında ultra zengin sayısı artışı %3,5 iken 2017’de bu rakam %12,9 olurken, ultra zengin sayısı da 255 bin kişiye yükseldi.

Hem geleneksel anlayışta çok farklı nebi resul tanımlamaları mevcut hem de günümüzde modernist diye tanımladığımız çizgide farklı nebi resul tanımlaması bulunmaktadır. Her iki tarafın tanımlamaları arasında çok uç farklar mevcuttur. Peki, Kur’an’a baktığımızda böyle bir ayrım var mı? Gelin şimdi birlikte bakalım.

İslamda ise HASEN (iyi) İLE KUBUH (Kötü), HAK İLE BATIL, HARAM VE HELALİ belirleme hakkı ve yetkisi yalnızca ALLAH’a aittir. Bu esâsî bir farklılıktır Demokrasilerle, İslam arasındaki.

Kur'an Nesli İlim Merkezi, gayri meşru ilişkileri teşvik eden ve insanları birer tüketim kölesi haline getirmeyi amaçlayan Kapitalist sömürü çarkları tarafından dayatılan "Sevgililer Günü" ifsadına karşı toplumu dikkatli ve bilinçli olmaya davet eden bir bildiri yayınladı.

Suriye'de 3 yıldır devam eden çatışmalarda 100 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Artık çocuk parkları bile mezarlık haline getiriliyor.

Mısır'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda oy verme işleminin bitmesinden ve sandıkalrın kapanmasından sonra sayıma başlandı. İlk sayımlara göre Mursi açık farkla önde.

Wilders’ün Hollanda Özgürlükler Partisi son on yılda yükselen ırkçı ve popülist partiler kategorisinde değerlendiriliyor. Bir farkla ki lideri olduğu parti diğer ırkçı ve popülist partiler gibi genel olarak “yabancıları” hedef alan bir söyleme sahip değil. Bütün tezlerinin merkezine müslümanları yerleştiriyor. “Kötü gidişatın” tek sorumlusu olarak müslümanları gösteriyor.

Dün ABD Temsilciler Meclisi'nde mutad "Ermeni soykırımı" oylamalarından biri daha gerçekleştirildi. Fakat ne oylama! İlkokullarda yapılan başkan seçimlerine bile rahmet okutacak bir ciddiyetsizlik ve kurguyla, bir oy farkla tasarı kabul ettirildi. Türkiye ve Ermenistan ise, emperyalizmin bu çirkin oyuna oylamaya aşırı anlam yüklemek suretiyle katkı sunmaya devam etti.

Ufuk Aktaşlı: "Kemalizm geleneği geri kalmışlık nedeni olarak görüp tasfiye etmek istemiştir. Türk muhafazakârları ise geleneği de modernleşme sürecine eklemlemek ve böylece Kemalizm’e dâhil etmek istemişlerdir. Batı’da devrimci düşüncelerle, muhafazakârlık arasında derin farklar bulabilirsiniz. Ama Türkiye’de Kemalizm ile muhafazakârlık arasında öyle temel farklılaşmalar yoktur."

Mazlum-Der, yıllardır kanayan bir yara olan mülteci ölümleri konuusnda örnek bir girişimde bulundu. Dernek, bir mültecinin ölümüyle sonuçlanan Kırklareli olaylarını gündeme alarak çözüm önerileri sundu.

Makro sömürü çarkları dönmeye devam ederken, mikro bir çaba olan sosyal yardımlarla sosyal adaleti gerçekleştirmeye çalışmak ve bunu da başardığı zehabına kapılmak büyük bir yanılgıdır. Esaslı ve kalıcı sosyal adalet ancak, yeryüzünün kaynaklarını talan edip tekelleştiren küresel ve yerel kapitalist sömürü çarklarını kırma potansiyeline sahip yegane güç olan İslam’ın makro iktidar mücadelesine omuz vermekle gerçekleşebilir.

İslami mücadelenin önemli emektarlarından Ercümend Özkan tarafından kaleme alınmış olan "Tasavvuf ve İslam" adlı bu eser, Allah'ın arı duru dini İslam ile, İslam'dan birtakım izler de taşımakla birlikte daha ziyade çeşitli tarihsel kültürlerin bir sentezinden ibaret olan tasavvufu karşılaştırmakta ve İslam ve tasavvuf arasındaki temel farkları ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Makaleler
Hava Durumu