
"yrd" Arama Sonuçları

1981’den bu yana yayın hayatını sürdüren İktibas Dergisi’nin 556. sayısı “Bir Siyasi Krizin Anatomisi” başlığı altında çıktı. Yeni sayının kapağında İstanbul Saraçoğlu’nda gösterilerin en yoğun olduğu günlerden bir kare yer aldı.

Bu ayette müminlere duâ adabı öğretilmektedir. Allah’ın öğrettiği birinci adap kul olarak O’na duâ etmemizin zaruretidir. Ayet “üd’û rabbekum” diye başlamaktadır. “De ki, duânız olmasa Rabbim size ne diye değer versin ki!” (Furkan, 77) ayeti de bu zarurete işaret buyurmaktadır. Allah’a duâ etmek kulluğun gereğidir. Duâdan kaçınmak ya cehaletten ya da tekebbürden kaynaklanır ki, her iki halde de tevhide aykırıdır.

Ez cümle, Osmanlı "hilafeti", olması gerektiği gibi Rasulullah'ın yönetimine halef olma, onu temsil etme niteliğine sahip değildi. Ancak, sembolik de olsa, Ümmet birliğini temsil etmesi önemli idi. Islah edilerek sürdürülmesi gerekiyordu.

ne zaman “Kürt sorunu” gündeme gelse, az önce tepişen fillerden sonra ezilen, gövdesi kırılan çimlerin hüzün verici doğrulma çabası, çırpınışı ya da boylu boyunca yere serilişi canlanır gözlerimde. Olaylara “insan” odaklı bakmayı kendime şiar edinmişim o nedenle. Konuya ilişkin olarak yazdığım ilk kitabımın adının “Kürdinsan” olması da bundan dolayıdır.

Siyonist işgal çetesinin Gazze’de 471 gün boyunca sürdürdüğü soykırım ve yıkımın boyutu çok daha büyük çıktı. Gazze’deki hükümet ateşkesin ardından acı bilançoyu dünyaya duyurdu: 61 bin 709 maktul, 111 bin 588 yaralı. 47 bin 487 cenazeye ulaşıldı. 14 bin 222 kişinin cesedi enkaz altında kayboldu.

Kur’an’ın tamamının değil, bir suresinin ve hatta ayetinin bile değil, tek bir kelimesinin bir hayatı nasıl çekip çevirdiğinin, bir insana nasıl yön/istikamet kazandırdığının canlı tanıklığını ifade ediyor onun hayat hikâyesi… Şahin Özdaş ağabeye rahmet duasıyla...

Müslümanlar tarafından 63 yıllık zalim Esed tağutizminden kurtarılan Şam, Müslümanların tarihi ve bugünü açısından muhakkak ki önemli bir belde. Her şeyden önce Şam, Kudüs'ün kapısı mahiyetinde. Tarihsel süreçte Kudüs'ün fethi hep Şam'dan geçmiştir. Dolayısıyla Şam'ın fethi hepimizi sevindirdi ve umutlandırdı. Bununla birlikte Şam'dan kişisel yayın yapan bazı Müslümanların "Şam'ın faziletleri" söylemini dillendirmeye başladığı görülüyor ki, işte biz bu konuda karınca kararınca bir pencere açmak istedik. 2012 yılında kaleme alınıp yayınlanan bu makaleyi ilginize sunuyoruz.

İzzeddin Kassam Tugayları, Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde ilerleyen Siyonist güçlere mücadelesini sürdürüyor. Direnişte şimdiye kadar yüzlerce düşman subayı ve askeri öldü, on binlercesi yaralandı ve yüzlerce araç tamamen veya kısmen imha edildi.

‘Cahiliye’ malumunuz vahyin son ziya ve şifasının inzal buyrulduğu, o meş’um, istikametten sapmanın vaki, toplumsal çürüme ve bozulmanın meşhur olduğu dönemin ve bunu meydana getirip sürdüren toplumun sıfatı, tesmiyesidir.

Filistinliler sosyal medyada, iki hafta önce işgalci askerlerin Filistin'in işgal altındaki Batı Şeria bölgesinin güney kesiminde yer alan El-Halil şehrinde Filistinli bir çocuğa saldırmalarının görüntülerini yayınladı.

İşgal güçlerinin 161 gündür sürdürmekte oldukları soykırım saldırılarında şimdiye kadar şehit edilenlerin, yaralananların ve kaybolanların toplam sayısının ise 115 bini geçtiği belirtiliyor. Bunların yüzde 72'sini de kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

Siyonazi işgal ordusu Gazze Şeridi kuzeyinde gıda yardımı bekleyen sivillere karşı yeni bir katliam gerçekleştirdi.

Siyonazi işgal çetesinin güvenli bölge olduğunu iddia ederek insanları sürdüğü Gazze’nin Mısır sınırındaki Refah kentine düzenlediği saldırılarında 100’den fazla Gazzelinin katledildiği, yüzlerce de yaralı olduğu bildirildi.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı'nın bugün (8 Şubat Perşembe) yayınladığı günlük raporda işgal güçlerinin bölgede sürdürmekte oldukları soykırım saldırılarında son 24 saat içinde toplamda 15 katliam gerçekleştirdikleri, bu süre içinde şehit edilenlerin toplam sayısının 130, yaralananların sayısının ise 170 olduğu bildirildi.

İslami Direniş Hareketi (Hamas)’ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Tugayları işgal askerlerine yönelik olarak gerçekleştirdikleri muhtelif eylemlerde onlarca işgal askerini öldürdüklerini veya yaraladıklarını, Han Yunus’un güneyinde iki adet Merkava tipi tanklarını ve bir askeri buldozerlerini imha ettiklerini duyurdu.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, siyonist işgal güçlerinin son 24 saat içinde Gazze bölgesine yönelik saldırılarında 16 katliam gerçekleştirdiklerini, bu katliamlarda toplamda 163 kişinin şehit edildiğini, 350 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Dün gece ABD-İngiliz uçaklarınca bombalanan Yemen'in izzetli halkı, Cuma sonrası yüzbinler olarak bir araya gelip yine Gazze halkıyla dayanışma içinde olduklarını haykırdı.

Gazze cihadı Müslüman mahallesiyle kafirlerin mahallesini ayrıştırdı. Tebük savaşındaki münafıkların seslerini duyar gibi olduk. Gazze cihadı babaları, oğulları, kardeşleri, eşleri, aşiretleri, kazanılan malları, zarar etmesinden korkulan ticareti, hoşlandığımız meskenleri Allah’tan, Rasûlünden ve Allah yolunda cihaddan daha fazla sevemeyeceğimizi öğretti.

Şimdi gidişâta bir bakalım. Aşağı yukarı iki aydır, olanca ve orantısız kuvvetiyle saldırıyorlar. Evet, Gazze’nin kuzeyini insandan arındırdı; yıktı ve zırhlılarını, tanklarını, birliklerini soktular. Ama burada tam bir hâkimiyet sağlamış olduğu hâlâ tartışmalı. Han Yunus tarafında ise çatışmalar tekmil şiddeti ile devâm ediyor. Ne tünelleri bulabildi; ne de Hamas’a ağır bir zayiat verdirebildiler. Bu arada kendi kayıpları, her ne kadar saklamak için büyük bir gayret göstermekteyseler de bu kayıpların resmen bildirilen rakamların çok üstünde olduğu anlaşılıyor.

Gazze tam anlamıyla bir cihad ve şehadet mektebi durumundadır. Dünyevileşme ve vehn (dünya hayatını sevip ölümü kötü görmek) hastalığının Müslümanlar arasında dahi yaygınlaştığı bir dönemde, “Hayat iman ve cihaddır” şiarını bizlere yeniden hatırlatan, bu şiarın bir topluma nasıl bir izzet kazandırdığını öğreten bir mekteb.
Makaleler
Hava Durumu