
"Girmem" Arama Sonuçları

Şimdilerde Gazze’de yaşananlar, toplumda yazarlığı veya hatipliği ile bilinen ve iktidara geçmişte çokça destek veren birçok ismin şaşırma taklidi yapmasına veya beklenti yönetiminde kötü sınavlar vermesine neden oluyor… Önemli olan, sistemin tenceresinde kaynamadan çok önceleri bunu fark edebilmek ve hatta mümkünse o tencereye hiç girmemektir.

Bir katille ya da uyuşturucu satıcısıyla düzenli olarak buluşup, ona umut olmaya çalışmak kolay mı? Muharrem Keskin, tam da bu tarz ağır ceza mahkumlarına hapishanede manevi rehberlik yapıyor. Keskin yaptığı işi, “suç” kavramını ve hapishanede yaşamı Perspektif’e anlattı

İtidal ve denge üzere olmamız... İfrat ve tefrite girmememiz… İstişare, murakabe ve muhasebeyi gözetip kardeşliği tesis etmemiz… Gözyaşı pişmanlık ve tevbeyle beraber secdelerde arınmamız… Kul hakkını Allah’ın hakkıyla karıştırmamamız, Allah(cc)’ın hatırını her hatırdan üstün/öncelikli bilip, tercih etmemiz… Rızık kaygısı taşımayıp sadece ilâhi rızayı kazanma endişesiyle yaşamamız… Duasıyla

Namaz kılmamıza rağmen, siyasette bir Batılıdan farklı düşünmüyorsak. Reel politiğe bir Hıristiyan’dan daha çok riayet ediyorsak. Namazımız bürokrasimize etki etmiyorsa, ihaleye fesat karıştırmamıza engel olmuyorsa, rüşvet yemekten, torpilden, iltimastan, alıkoymuyorsa, kul hakkına girmemize mani olmuyorsa, Hans bizim neyimizi örnek alsın…

Muhammed Gazali, hadislere karşı toptancı bir yaklaşıma asla girmemiş, özellikle sünneti savunmuştur. Onun bütün derdi Allah’ın dinini hurafelerden arındırmak, tertemiz İslam’ı her türlü pislikten arındırmak. Böylece Müslümanların yarınlara daha ümitle bakacağını ve müslüman bir genç nesil yetişebileceğini söylüyor.

"İsa Allah'ın oğludur" diyerek büyük bir şirkin içerisinde bulunan hristiyan inanç sahiplerini, Tevhid Peygamberi olan Hz.İsa'ya davet etmesi gereken Görmez'in hakikati görmez tavrı dikkat çekiciydi. Görmez, "Ben İsa'nın doğum günü tartışmalarına girmem o Hristiyanların iç meselesidir" dedi.

Furkan-Der'in "Mücadele Sorumluluğumuz ve Öncüler" başlıklı seminerinde konuşan Hamza Er, Bugünün Müslümanları olarak sorumluluk almama, yükün altına girmeme gibi zaaflar taşıdığımızı kaydeden Hamza Er, mevcut durumda iki tür yaklaşımın yaygınlaştığını belirterek şunları söyledi: “Birinci hal, içine kapanan, bireysel ibadetlerle yetinen, kurtarıcı bekleyen, bir gün uyandığında her şeyin değişmiş olabileceği beklentisiyle ömrünü tüketenler, ikincisi ise, bu çağda artık yetinilmesi gerekenin, olması gerekenin, mevcut durum olduğuna kanaat getirenlerdir.

Hamza Er, bugünün Müslümanları olarak öncülüğe talip olmama, yükün altına girmeme gibi bir zaaf yaşadığımızı kaydederek, "Bu sebeple, bugün Allah’ın dinine yardım eden, fedakâr, cesur örneklikler pek çıkmamaktadır. Sâbikûn olarak adlandırdığımız öncüler, dava adamları çok az bulunabilmektedir." diye konuştu.
Makaleler
Hava Durumu