
"ars" Arama Sonuçları

“Afrika’dan Asya’ya artık nice kavimlerin sporcularının da katıldıkları Olimpiyat Oyunlarında bir çekişme varsa da asıl çekişme Medeniyetlerin ispat edilmesi noktasındadır…”

İktibas Dergisi 546. sayısı ile yeniden okurları ile buluşurken, Gazze'ye duyarsız kalan ve fikren çöken batı değerlerine atıfla, 'kurak topraklar üzerinde devrilmiş bir özgürlük heykeli' kapak resmini oluşturuyor.

“Biz biliyoruz ki ne İslam siyasetten vazgeçebilir, ne de siyaset kendinde içkin herhangi bir dünya görüşü olmaksızın var olabilir. Zira her düzenleme faaliyeti ideolojik bir özellik taşır.”

İslam’ı temsil ettiği düşünülen Akp’in bu toplumda, Müslümanlara verdiği zararı hiçbir parti, ideoloji vermedi. Erdoğan’ı iktidara getiren ne kadar neden varsa bugün hepsi bir araya toplanmış durumdadır. Tarih tekerrür ediyor sanki.

En azından başlarını sokabilecekleri bir çadıra ihtiyaç duyan bu izzetli kardeşlerimizin yaşadığı mazlumiyet ve mahrumiyete duyarsız kalmıyor, acil çadır kampanyası başlatıyoruz.

Cuma sohbeti: İman Varsa Tevekkül Vardır | İsmail Hakkı Güleç I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Hasan ve arkadaşları, ağaya karşı ilk başkaldırıyı gerçekleştirmiş, onun zalim otoritesini sarsmış olmanın sevinç ve gururunu yaşıyorlardı. Artık köyde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Cumhuriyetin fabrika ayarları, Çankaya’daki rakı sofralarında belirlendi ve oradan tüm topluma dayatılmaya çalışıldı. Cumhuriyet, İslam’a ve değerlerine açık bir cephe alınarak ve aleyhte propaganda ve kampanyalar eşliğinde, tam bir irtidat havası içinde ilan edildi ve baştan itibaren redd-i miras anlayışı gereği “kamusal alanda” İslam’a dair ne varsa üzerine gidildi, ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Dr. Mehmet Arslan, İstanbul Eyüp'te halka yönelik tevhid dâveti gerçekleştirdi.

Bir de, demokrasi kötüdür, laiklik şöyle şöyle din dışıdır vb. demek aslında bir şey demek değildir. Esas belirleyici olan, “demokrasi kötüdür”den sonra kuracağımız cümledir. Devamında “İslam iyidir” cümlesini kurarsak, yerde ve gökte, âfakta ve enfüste, ezelde ve ebette en büyük doğruyu söylemiş olacağız. Platon’dan bu yana pek çok demokrat da demokrasiyi eleştirmektedir. Demokrasi için “yetmez ama evet” diyenler azımsanmayacak kadardır ama bu insanlar seçimlerini Allah ve Rasûlden/Rasûllerden yana yapmadıkları müddetçe, bir şey demiş sayılmazlar.

Resuller ve İslam’ın davetçileri aklı başında insanlardır. Aklı başından gitmiş olanlarsa geçici olan dünya hayatına aldanarak ebedi hayatını mahvetmiş ve günün sonunda da elinde hiçbir şeyi kalmamış kimselerdir. Resuller ise büyülenmiş insanları büyüden azade ederek kendi saf akıllarıyla rablerini bulmalarını sağlayan öncülerdir.

Deprem yağmur gibi, rüzgar gibi, yeryüzünün değişmez yasasıdır. İnsanı ürküten bir sarsıntısı vardır. Bize kıyameti ve mahşeri hatırlatır. Yeraltı zenginlikleri gün yüzüne çıkarır gazlar ve elementler gibi. İnsan bundan faydalanması gerekirken; fay'ların üzerine yapılar inşa eder.

Musaid İnsani Yardım Derneği ile Kur'an Yurdu İslami Eğitim Derneği ve Kur'an Nesli İlim Merkezi "Yemen yardım kampanyası" başlattı. "Yemen'deki açlık sorununa duyarsız kalmıyoruz. İnşallah karınca kararınca kardeşlerimize el uzatıyoruz" şiarıyla başlatılan kampanyaya desteklerinizi bekliyoruz.

Dr. Mehmet Arslan kardeşimizin, 10 Kasım'daki şirk ritüelleri konusunda Eminönü'nde halka açık dâveti...

Allah Rasûlü'nün hidayet çağrısını kabul etmek, şirk ve küfre ait olan işlevlerden (boş ve yararsız işlerden) yüz çevirmek ile mümkündür. “Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek” iman edenlerin bir vasfı olduğu gibi, iman etmiş olmanın da bir gereğidir.

Mesele şayet İslam ise, rahmet duası ise, bu durumda ölçüyü ancak bu dinin sahibi Yüce Allah belirler. Nitekim bu din, baştan sona bir ölçü dinidir. Temenni ve varsayım dini değildir. Bu durumda Yüce Rabbimize, kimlere rahmet okunup kimlere okunamayacağını soralım ve cevabı Kitab-ı Kerim'den hep birlikte okuyalım...

Müslümanlar siyaset sahnesinde yoksa, bu bütün İslam ümmetinin -bir ferdi bile kalmamacasına- helak olduğu ya da İslam ümmetinin dünyanın bir yerine zindanlara tıkıldığı, hareket imkanlarının tamamen ellerinden alındığı gibi varsayımlarla izah edilebilir ancak. Bunun dışında Müslümanın siyasete bigane kalmasının izahı yoktur.

İslam tabiatı icabı siyasî bir dindir. Daha doğrusu İslam “siyasîdir” demeye layık tek dindir. Çünkü Allah katında İslam’dan başka din yoktur. İnsanları hak ile yönetmeye ehil olan da sadece bu dindir. İslam’ın gönderiliş amacı insanı Allah’ın boyasıyla boyamaktır. Gökler ve yeryüzü (kâinat) nasıl yaratılış yasaları gereği mutlak bir teslimiyetle Allah’a teslim olmuşlarsa, insan da aklını kullanarak Allah’a mutlak surette boyun eğmeli, gönülden teslim olmalıdır.
Makaleler
Hava Durumu