
"roman" Arama Sonuçları

Yahya İbrahim Sinvar yazdığı kitaba ‘roman’ demiş, adını da Diken ve Karanfil koymuş. Üst başlık ise benim ‘mutfak’ dediğim şeyi özetliyor: Filistin’in Bilinmeyen Hikayesi.

Savaştan kaçan Ukraynalılar ve Batılılar, Polonya, Romanya ve Slovakya sınırından hemen geçerken, Asyalı, Afrikalı ve Ortadoğulular ise sınırda bekletiliyor.

İşte ta o dönemdeki gâvurlaşma sürecinden başlayan, iffet ve mahremiyetin çar-çur edilerek, genç kızların şehvetperestlere meze edilmesi, dünya ve ahiretlerinin şehvetperestlerin hazlarına peşkeş çekilmesi ziyanı bugünlerde de acı olaylar eşliğinde yaşanmaya devam ediyor.

Böylece İslam’ı ve Osmanlıyı çağrıştıracak bütün terimlerden temizlenen ‘steril’ Çalıkuşu’nu okuyoruz bugün. Bilmekte fayda var diye düşündüm. Bir de Edremit’teki olayın arka planında hangi zihniyetin soyağacı yatıyor, öğrenelim istedim.

Yılbaşı kutlamaları pagan roma toplumundan Hıristiyanlara geçmiş ve Hıristiyan dünya ile özdeşleşmiş bir Hıristiyan bayramıdır. Batı dünyası paganlara ait olan bu kutlamaları kendi tanrılarının doğum yıl dönümü ile birleştirerek kutlamaya başlamışlardır. Roma imparatorluğu Hıristiyanlığı tahrif ederek bünyesine aldığı zaman, kendi pagan inançlarından bir çok unsuru Hıristiyanlığın içerisine taşımıştır. Yılbaşı kutlamaları da Romanın Hıristiyanlığa taşıdığı uygulamalardan birisidir. Roma tanrılarının bayramı ile Hıristiyanların tanrılarının bayramı bu şekilde cem edilerek Hıristiyanlar tarafından kutlanmaya başlandı.

Mümtehine… Yazar Sabiha Ateş Alpat’ın, Beka Yayınları arasından okurlara gülümseyen 13. romanı… Yine muvahhid sözlerin ve işlerin iyiden iyiye ağırlığını hissettirdiği bir roman çalışması ortaya koymuş yazarımız. Kitap, ismini Kur’an surelerinin birinden alıyor. İmtihan edilen kadınların hikâyesinden ötürü Rabbimiz tarafından Mümtehine adına layık görülen Sure, yazarımızın kitabının içeriğiyle de benzeştiğindendir ki, Sure ile adaş olmuş. Suredeki imtihan ile eserdeki imtihanın alanı ve boyutu farklı olsa da imtihan imtihandır işte. Mesele, alnının akıyla üstesinden gelebilmektir üzerine yazılmış olanların, üzerinde ezelde karar kılınmışlıkların.

Ahmet Vincenzo İtalyan asıllı bir Müslüman entelektüel. Avrupa'da İslami fobiye karşı Hz. Peygamber'i en güzel şekilde anlatmak için bir çocuğun diliyle roman yazan Vincenzo, İslam'a yolculuğunun 18 yaşındayken bir Ramazan'da Tunus'a yaptığı yolculukla başladığını dile getiriyor.

Katı materyalist sürecin ardından bu sefer modern insan başka bir uca savrulmaya başlayacak, tabiatla ilişkisine anlamı kendinden menkul bir kutsiyet atfedecektir. Modernitenin "anlam"dan arındırdığı zihinler, içine düştüğü anlamsızlık denizinde bitkiyle, hayvanla kendini eşitleyen panteist bir anlayışa savrulmaya başlıyor. Yeniden tabiatla ilişki kurmaya çalışırken bağlamından kopmuş bir romantizmin esiri oluyor.

Toplam dört roman çalışması olan yazarın kalemi öyle bereketli ki, hâlâ okunmaya elverişli bir güzellik taşıyor. Onların isimleri şöyle: Bir Soluk Cennet, Poliçerhi Hapishanesi, Müslüman Savaşçı ve Okyanusun Ötesinde.

Sabiha Ateş Alpat’ın ‘Sevda Uğruna’ romanı, 28 Şubat günlerini Mekke’ye ve Asr-ı Saadet’e bağlıyor...

Sabiha Ateş Alpat'ın son kitabı Sevda Uğruna gerçek sevdayı anlatıyor ve dava uğruna çekilenleri... Bir solukta okunacak nitelikteki kitap Beka Yayınevi'nden çıktı.

Ümmet bilincimiz, yıllarca dilimize doladığımız kelimelerin sınavını veriyor. Dimağlarımız her zamankinden daha fazla işgal altında. Romantik rüyalar eşliğinde, tek taraflı bir muharebenin muhatapları oluyoruz. ‘Gardaş’ız derken, düşman buluyoruz kendimizi. Sinir uçlarımızla oynayanlar, büyük bir iştah ile ğayb olan duyarlılıklarımızı seyrediyorlar. Kitle iletişim araçları, dezenformasyon saçarak bizleri ‘ümmet’ten ‘kitle’ye dönüştürüyor. Bu zihnî hercümerç içerisinde, mezhepsel reflekslerimiz kendine alan açmaya başladı.

Demir Ökçe adlı roman ABD'deki sosyalist işçilerle kapitalist servet sahipleri arasındaki mücadeleden yola çıkarak sosyalizm kapitalizm mücadelesini işlemektedir.

Özgür Yazarlar Birliği’nin düzenlediği 28 Şubat Soğuğunda Edebiyat panelinde sürecin şiir, hikâye, roman ve yayıncılıktaki yansımaları ilk kez konuşuldu

TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) seminerlerinde bu hafta Abdullah Serhat Edizer, George Orwell’in “1984” adlı romanını tahlil etti.

Ankara'da yayın yapan "Anayurt" adlı yerel gazete, eşi görülmemiş bir alçaklığa imza attı. Sitemiz yazarlarından Yasin Aydoğan'ın 2007 yılında sitemizde yayınlanan "Romanya Gezisinden Notlar" başlıklı yazısının başlığı, Yasin Aydoğan'ın imzası ve fotoğrafının altında, içeriği tamamen farklı, Romanya'daki içkilerden vs söz eden bir yazıya yer verdi.

Aralarında hahamların da bulunduğu bir grup siyonist, Adnan Oktar'dan, Hamas'la İsrail arasındaki esir krizini çözmesini istedi. Oktar ise, yaptığı basın toplantısında, "3-5 kişi İsrail ile aramızı geremedi. Türkiye'de 70 milyon insan var. İsrail'de de milyonlarca insan var. Bunlarda bir gerginlik yok. Toplam 10-15 kişi arasında bir gerginlik var. Yani televizyon dizisi ile bir roman, bir tiyatro İsrail'i bizim gözümüzde düşürmez. Bizim İsrail ile hiçbir gerginliğimiz yok. İsrail'de de Türklüğü aşağılamak gibi bir eylem yok."

Sakarya'daki 208. eylemde üniversite kayıtlarındaki uygulamalar kınanırken; uyuşturucudan kaynaklanan ölümlere de dikkat çekildi ve haksızlıklara ve yozlaşmaya karşı toplumsal mücadelenin şart olduğu vurgulandı
Makaleler
Hava Durumu